18. Ve keza, semavat sahifesini Güneş ve yıldızlarla yazan kudretle…
Katre mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:
Ve keza, semavat sahifesini Güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini hüceyrat ve zerrat ile yazan kudret bir olduğundan اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile meselenin ilanıyla Hâlık’ın bir olduğuna delalet ve şehadet eder. (Mesnevi-i Nuriye, Katre)
(Hüceyrat: Hücreler / Zerrat: Zerreler, atomlar)
Kâinata bir kitap nazarıyla baksak, semavat bu kitabın bir sayfası olur. Güneş ve yıldızlar da bu sayfanın kelimeleri olur.
Ölçeği küçültüp her bir mevcuda bir sayfa nazarıyla baksak, bal arısı ve karınca bir sayfa olur. Hüceyrat ve zerrat da bu sayfanın kelimeleri olur.
Cenab-ı Hak semavat sayfasını Güneş ve yıldızlar kelimeleriyle; bal arısı ve karınca sayfalarını da hüceyrat ve zerrat kelimeleriyle yazmış. Yazıları farklı gibi gözükse de aralarında bir ittihad ve benzerlik vardır. Tek fark ölçek farkıdır.
– Bal arısını veya karıncayı semavat ölçeğinde büyütsek, hüceyratı ve zerratı Güneş ve yıldızlar hükmüne geçerdi.
– Semavatı bal arısı ve karınca ölçeğinde küçültsek, Güneş’i ve yıldızları hüceyrat ve zerrat hükmüne geçerdi.
Yani aradaki tek fark büyüklük ve küçüklüktür. Aynı kanunlara tabidirler. Hidrojenleri bir, helyumları bir, karbonları bir ve diğer maddeleri birdir. Meydana geliş tarzları bir, işleyişleri bir ve bütün hareketlerinde hâkim olan kanunlar birdir. İşte bütün bu birlikler ispat eder ki: Semavat sahifesini Güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini hüceyrat ve zerrat ile yazan kudret birdir. Semavat Güneş ve yıldızlarıyla, bal arısı ve karınca hüceyrat ve zerratıyla, اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ diyerek hâlıkın bir olduğuna delalet ve şehadet ederler.
Meseleye şöyle de bakabiliriz:
Şöyle sorsak:
— Semavat sayfasını Güneş ve yıldızlarla yazmak mı yoksa bal arısı ve karınca sayfasını hüceyrat ve zerratla yazmak mı daha zordur?
Bu sorunun cevabı şudur: İkisi de aynı zorluktadır ve ikisini yapmak için de nihayetsiz bir kudrete sahip olmak gerekir. Güneş’i yaratmak ne kadar zorsa, bal arısını yaratmak da o kadar zordur. Yıldızları yaratmak ne kadar zorsa, karıncayı yaratmak da o kadar zordur. Değil bal arısını ve karıncayı, onların vücudundaki atomları yaratmak bile yıldızları yaratmak kadar zordur. Atomun yapısını incelediğinizde bu zorluğu görürsünüz. Bundan da şu hakikate bir pencere açılır:
Bal arısını yaratmak Güneş’i yaratmaktan, karıncayı icat etmek yıldızları icat etmekten daha kolay değildir. İkisi de aynı zorluktadır ve her birinin halkı için nihayetsiz bir kudrete sahip olmak gerekir. Böyle bir kudret de ancak Allahu Teâlâ’da bulunur.
Bu delilin daha çok cihetleri var ve ileride bu cihetler karşımıza çıkacak. Bu makamda bu kadarla iktifa edelim.
Bu dersimizde şu cümlenin mütalaasını yaptık:
Ve keza, semavat sahifesini Güneş ve yıldızlarla yazan kudretle, bal arısıyla karıncanın sahifelerini hüceyrat ve zerrat ile yazan kudret bir olduğundan اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ ile meselenin ilanıyla Hâlık’ın bir olduğuna delalet ve şehadet eder. (Mesnevi-i Nuriye, Katre)
Yazar: Sinan Yılmaz