a
Ana Sayfa51-100 Arası Sorular80. Kâinât içinde parmak karıştıran bir şerîk bulunsa, en küçük bir çekirdekte de hissedar olmak lazım gelir…

80. Kâinât içinde parmak karıştıran bir şerîk bulunsa, en küçük bir çekirdekte de hissedar olmak lazım gelir…

Soru: Üstad Hazretleri şöyle diyor: “Ve kâinât içinde parmak karıştıran bir şerîk bulunsa en küçük bir çekirdekte de hissedar olmak lazım gelir. Çünkü o, onun nümunesidir. O hâlde, koca kâinâtta yerleşmeyen iki rububiyet, bir çekirdekte, belki bir zerrede yerleşmek lazım gelir.” (Lem’alar)

Burayı anlayamadım. Mesela bir dağda bir madene rab olan biri neden çekirdekte de hissedar olmak lazım gelsin?

Elcevab: Mesele daha net anlaşılsın diye kâinat ile insanı birbirine kıyas edelim:

Kâinatta ne varsa küçük bir numunesi insanda vardır:

– Yeryüzünün dörtte üçü sudur. İnsan vücudunun da dörtte üçü sudur.

– Toprakta demir, bakır, çinko, fosfor gibi elementler var. Bedenimizde de bu elementlerin hepsi mevcut.

– Yeryüzünde dağlar, toprak var. Buna mukabil bizde kemikler ve et var.

– Yeryüzünde nehirler var. Buna mukabil bizde kılcal damarlar var.

– Yeryüzünde ormanlar var. Buna mukabil bizde saç ve kıllar var.

– Âlemde itme ve çekme kuvveti var. Bizde dâfia ve cazibe kuvveti var.

– Yeryüzünde kasırgalar, fırtınalar var. Bizde öfke var.

– Yeryüzünde bahar var, bizde neşe.

– Âlemde şeytan var, bizde nefis ve lümme-i şeytaniye.

– Âlemde melek var, bizde ilhamlar.

– Âlemde levh-i mahfuz var, bizde hafıza kuvveti.

– Âlemde Arş var, bizde kalp.

– Âlemde Kürsî var, bizde akıl.

– Âlemde misal âlemi var, bizde hayal kuvveti…

Bunlar ve daha birçok benzerlikler ispat eder ki insan şu kâinatın küçük bir misalidir. İnsanı büyütsek kâinat olur, kâinatı küçültsek insan olur.

Bundan da şu çıkar: Kâinata ortak olabilmek için insana da hissedar olmak gerekir. Zira insan, belirli ölçülerle şu kâinattaki âlemlerden sağılmış bir damla veya nokta hükmündedir.

Aynı benzerlik -yani insanın kâinatın misal-i musaggarı olması- kâinat ile çekirdek arasında da mevcuttur. Kâinatı küçültsek çekirdek olur; çekirdeği büyütsek kâinat olur. Bundan da şu çıkar:

— Kâinât içinde parmak karıştıran bir şerîk bulunsa, en küçük bir çekirdekte de hissedar olmak lazım gelir. Çünkü o, onun nümunesidir.

Bu da şu neticeyi verir:

O hâlde, koca kâinâtta yerleşmeyen iki rububiyet, bir çekirdekte, belki bir zerrede yerleşmek lazım gelir.

Herhâlde mesele anlaşılmıştır. Dua eder, dua bekleriz.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin