a
Ana SayfaHubab94. İmana ait bilgilerden sonra en lazım ve en mühim a’mal-i salihadır…

94. İmana ait bilgilerden sonra en lazım ve en mühim a’mal-i salihadır…

Hubab mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

İ’lem eyyühe’l-aziz! İmana ait bilgilerden sonra en lazım ve en mühim a’mal-i salihadır. Salih amel ise maddi ve manevi hukuk-u ibada tecavüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın ifa etmekten ibarettir. (Mesnevi-i Nuriye)

İnsanların eda etmekle yükümlü oldukları haklar, hukukullah (Allah’ın hakları) ve hukuk-ı ibad (kulların hakları) olarak iki kısma ayrılır. Bazı âlimler buna “hem Allah’ın hakkı hem de kulların hakkı” sayılan hakları da eklemiştir. Zekâtı buna misal olarak verebiliriz.

Hukukullah: Başta Allah’a iman olarak, namaz, hac, zikir ve fikir gibi ibadetleri eda etmek ve Allah’ın emir ve yasaklarına uymaktır.

Hukuk-ı ibad: İnsanların canları, malları, bedenleri, ırz ve namusları gibi konularda onların hukukunu muhafaza etmek ve haddi aşmamaktır. Bir gıybet bile hukuk-u ibada tecavüzdür.

Şunu da ifade edebiliriz: Kul haklarına dair hükümler aynı zamanda Allah’ın koyduğu hükümler olduğundan bunlar da geniş anlamda hukukullahın içine girmekte ve bu hakların gözetilmesi de hukukullahı ifa etme kabilinden olmaktadır.

Üstad Hazretleri burada üç şeyi nazara verdi:

1. İnsana en elzem olan şey imana ait bilgiler ve imanın takviyesidir.

2. İmandan sonra en lazım ve en mühim iş amel-i salihtir.

3. Amel-i salih de hukuk-u ibad ile hukukullahı bihakkın ifa etmekten ibarettir.

Cenab-ı Mevla, hakkıyla ifa edenlerden eylesin. Âmin.

Metne devam edelim:

Ecnebilerden alınan maddi bilgiler, sanat ve terakkiyata ait ise lazımdır. Sefâhete dair ise muzırdır. (Mesnevi-i Nuriye)

Maalesef biz tam tersini yapmış; sefâheti alıp, sanat ve terakkiyata ait bilgileri terk etmişiz. Belki de bir plan çerçevesinde sefâhete rağbet ettirilip, sanat ve terakkiyatı terke zorlanmışız…

Üstadımız Hubab Risalesini şu duayla bitiriyor:

اَللّٰهُمَّ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ ارْحَمْ اُمَّةَ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ وَ نَوِّرْ قُلُوبَ اُمَّةِ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ بِنُورِ الْاٖيمَانِ وَ الْقُرْاٰنِ وَ نَوِّرْ بُرْهَانَ الْقُرْاٰنِ وَ عَظِّمْ شَرِيعَةَ الْاِسْلَامِ اٰمٖينَ

Mana: Ey Erhamü’r-Râhimîn olan Allah’ımız! Muhammed aleyhissalâtü vesselâmın ümmetine rahmet et ve onların kalplerini iman ve Kur’an nuruyla nurlandır. Kur’an’ın burhanlarını izhar et ve İslam dinini yücelt. Âmin.

Bu dersimiz hem Hubab Risalesi’nin hem de Mesnevi-i Nuriye’nin son dersiydi. Mesnevi’nin başından bu derse kadar tam 385 ders yaptık. İlk beş risaleyi (Lem’alar, Reşhalar, Lâsiyyemalar, Katre ve Hubab risalelerini) cümle cümle mütalaa ettik. Aralara da okuma usulüyle ilgili dersleri serpiştirdik.

Sizler için, Mesnevi’den kalan diğer risalelerin mütalaasına ihtiyaç duymuyor ve gerek görmüyorum. Zira ilk beş risaleyi bizimle birlikte mütalaa eden ve dersine iyi çalışan bir kardeşimiz hem okuma usulünü öğrenmiş hem de Risale-i Nurlar kendisine açılmıştır. Artık bize ihtiyacı olmadan Mesnevi’ye devam edebilir.

Bununla birlikte, anlayamadığınız cümleler ve bölümler elbette olabilir. Onları da sitemizin “Soru Sor” bölümünden bizlere sorabilirsiniz. Rahmet-i İlahiye onun izahını bize öğretmişse meseleyi yazar sizlere ulaştırırız.

Mesnevi’den kalan kısım için Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim her daim okumayı, okuduğumuzu anlamayı, anladığımızla amel etmeyi ve bu kazanda pişerek insan-ı kamil olmayı bizlere nasip etsin. Âmin.

Bu fakiri de dualarınızda unutmayın. Allah’a emanet olun.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin