a
Ana SayfaHubab26. İçtihad kapısından İslamiyet’e girip mesailini genişlendirmeye meyleden adamın maksadı…

26. İçtihad kapısından İslamiyet’e girip mesailini genişlendirmeye meyleden adamın maksadı…

Hubab mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Dördüncüsü: İçtihad kapısından İslamiyet’e girip mesailini genişlendirmeye meyleden adamın maksadı, zaruriyata imtisal ile takva ve kemale mazhariyet ise güzeldir. Amma zaruriyatı terk ve hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı uhreviyeye tercih eden adam ise onun içtihada meyli, meylü’t-tahriptir. Tekliften çıkıp kaçmak için bir yol bulmaktır. (Mesnevi-i Nuriye, Hubab)

Üstad Hazretleri içtihad yapanları iki kısma ayırıp birinci kısım için şöyle dedi:

İçtihad kapısından İslamiyet’e girip mesailini genişlendirmeye meyleden adamın maksadı, zaruriyata imtisal ile takva ve kemale mazhariyet ise güzeldir.

Selef âlimlerinin içtihadı bu neviden idi ve içtihatları semavîydi. Yani onlar bir meselede Allah’ın rızasını arar ve Allah’ın razı olduğu hükmü bulmaya çalışırdı. Onların içtihadı, kolayı bulmak ve nefsin hoşuna gideni tercih etmek için değil, işin takvasını ve kemalini bulmak ve onunla amel etmek içindi. Bu nevi içtihad güzeldir ve Allah rızası içindir.

İçtihad yapanların ikinci kısmını Üstad Hazretleri şöyle tarif etti:

Amma zaruriyatı terk ve hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı uhreviyeye tercih eden adam ise onun içtihada meyli, meylü’t-tahriptir. Tekliften çıkıp kaçmak için bir yol bulmaktır.

Şimdikilerin içtihadı bu neviden olup, amaçları farzları terke bir yol bulmak, haramları helal yapmak ve dinin zaruriyatını terk etmektir. Bunlar hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı uhreviyeye tercih eden kimselerdir.

Bunların içtihatları semavî değil, arzîdir. Yani bunlar, Allah’ın o meseledeki hükmünü ve rızasını aramıyor; işin takvası ve kemali peşinde koşmuyor. Bunlar tekliften çıkıp kaçmak için bir yol arıyor. Bunların tek dertleri:

— Tesettür farz olmasa

— Namaz beş vakit değil, üç vakit olsa hatta hiç olmasa

— Kurban kesilmeyip yerine sadaka verilse

— Hac farz olmasa gibi meselelerdir.

Bunların içtihada meyli, meylü’t-tahriptir. Tekliften çıkıp kaçmak için bir yol bulmaktır. Bunlar işin takvasını aramazlar. Tek dertleri nefislerini tatmin etmek ve hoşlarına giden hükümle amel etmektir.

Bunların İslam’ı nasıl tahrip ettiklerini herhâlde uzun uzadıya anlatmaya gerek yoktur. Uzun bir süredir bu kişilere reddiyeler yazıyorum. Onların, fikirleriyle ümmet-i Muhammed’in evlatlarını nasıl yaraladıklarını ve nasıl fesada sürüklediklerini hakkalyakin biliyorum.

Üstadımızın bu müthiş tespiti karşısında secde ediyor ve bütün zerratımla, “Sadakte ya Üstad!” diyorum.

Metni bir daha okuyalım:

Dördüncüsü: İçtihad kapısından İslamiyet’e girip mesailini genişlendirmeye meyleden adamın maksadı, zaruriyata imtisal ile takva ve kemale mazhariyet ise güzeldir. Amma zaruriyatı terk ve hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı uhreviyeye tercih eden adam ise onun içtihada meyli, meylü’t-tahriptir. Tekliften çıkıp kaçmak için bir yol bulmaktır. (Mesnevi-i Nuriye, Hubab)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin