58. Hanzalenin çekirdeğinde hanzale ağacı mündemic ve dâhil olduğu gibi…
Hubab mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:
İ’lem eyyühe’l-aziz! Hanzalenin çekirdeğinde hanzale ağacı mündemic ve dâhil olduğu gibi, cehennemin de küfür ve dalalet tohumunda müstetir bulunduğunu, şuhudî bir yakîn ile müşahede ettim. Ve keza, nasıl ki hurmanın çekirdeği hurma ağacına hamiledir. Aynen öyle de iman habbesinde de cennetin mevcud olduğunu hads-i kat’î ile gördüm.
Çünkü o çekirdeklerin ağaçlara tahavvül ve inkılabları garib olmadığı gibi, küfür ve dalalet manası da tazip edici bir cehennemi, iman ve hidayet de bir cenneti intac edeceğinde istib’ad yoktur. (Mesnevi-i Nuriye, Hubab)
(Hanzale: Zakkum / Mündemic: İçine bırakılmış / Müstetir: Gizli / Hads-i kat’î: Kalbe doğan ve doğruluğu kesin olan bilgi / Tazip edici: Azab verici / İstib’ad: Akıldan uzak görme)
Mana açık, şerhine gerek yok. Bir daha tekrar edecek olursak:
Zakkum çekirdeğinden zakkum ağacı, hurma çekirdeğinden de hurma ağacı çıkar. Zakkum çekirdeğinden hurma ağacının, hurma çekirdeğinden de zakkum ağacının çıktığı görülmemiştir. Bu çekirdekler kendi ağaçlarına hamiledir; ağaçları onda mündemic ve mevcuttur.
Aynen bunun gibi, küfür ve dalalet tohumundan cehennem, iman tohumundan ise cennet çıkar. Küfür ve dalalet tohumunda cehennem müstetir; iman tohumunda ise cennet mevcuttur.
Bunda garipsenecek ve inkâr edilecek bir şey yoktur. Zakkum tohumundan zakkum ağacını ve hurma tohumundan hurma ağacını çıkaran bir kudrete, küfür ve dalalet tohumundan cehennemi, iman tohumundan cenneti çıkarmak çok kolaydır ve bunda hiçbir zahmet yoktur.
Metnin özü budur. Ancak iş sadece metni okumak ve özü anlamak değildir. Belki de ekser Risale-i Nur talebelerinin düştüğü en büyük hata, okumak ve anlamakla yetinmek ve hakikatler üzerinde enfüsi tefekkür yapmamak yani kıssadan hisseyi almamaktır.
Dilerseniz, ben dersimin bir kısmını yazayım ve tefekkürümün bir kısmını sizlerle paylaşayım. Sizlere de bir örnek olsun:
Ey nefsim! İşittin mi küfür ve dalalet tohumunda cehennem mündemicmiş. Yani o tohum cehenneme hamileymiş; ondan bir cehennem çıkacakmış. İman habbesinde ise cennet mevcutmuş; ondan da cennet çıkacakmış.
Şimdi, ey nefsim! Sen şu dünya tarlasına hangi tohumu ekersin ve hangi tohumun sahibisin?
Senin elinde ancak günah ve isyan tohumları var. Evet, rahmet-i İlahî seni küfürden ve dalaletten muhafaza etmiş; bu tohumları nefsinde öldürmüş. Ama sen elini günah ve isyan tohumlarına uzatmışsın, onları eker olmuşsun.
Peki, bu tohumları ekerken, bu tohumlardan cehennemin çıkacağını ve yarın mahşer günü ağacının sana verileceğini hiç düşünmedin mi? Yoksa burada günah tohumlarını ekip, yarın ahirette tuba-i cennetin altında olacağını mı zannettin?
Bil ki ey nefsim! Dünya bir tarladır. Sen ise bir çiftçisin. Burada eker ve ektiğini ahirette biçersin. Zakkum tohumu ekip hurma meyvesi toplamak yok! Zakkum eken zakkum toplar, hurma eken hurma toplar.
Gel ey nefsim! Fırsat varken tövbe et, elindeki günah ve isyan tohumlarını çöpe at. İman ve salih amel tohumlarını al; bu tarlaya bu tohumları serp. Serp ki yarın mahşer günü meyvesini toplayasın; büyümüş ağacının altında gölgelenesin.
Ey nefsim! Bir adam olsa, tarlasına zakkum tohumu ekse, sonra da “Tarlamda hurma ağacı bitecek.” dese, o adama güler, onu divane kabul edersin.
Peki, senin ondan ne farkın var? Sen de dünya tarlasına gaflet, isyan ve günah tohumlarını eker, sonra da bu tohumların cennette meyve vereceğini ve senin de meyvelerini toplayacağına inanırsın. Sen misaldeki adamdan daha ebleh değil misin? Bin defa daha eblehsin!
Öyle ise ey nefsim! Gel, pişman ol, nedamet et. Ve bir daha dünya tarlasına günah ve isyan tohumu ekmeyeceğine söz ver. Hem belki bu sözünü Rabbin kabul eder de bu ana kadar ektiğin bütün günah tohumlarını çürütür; onlardan şecere-i zakkumu çıkarmaz ve meyvesini sana yedirmez…
Kardeşlerim, daha benim çok dersim var. Metnin üzerinde gün boyunca tefekkür edecek ve nefsin elindeki günah tohumlarını çöpe atmaya çalışacağım. Sonra da eline iman ve salih amel tohumlarını koymaya ve bu tohumları ekme işinde onu istihdama gayret edeceğim. Tevfik ve inayet Allah’tandır.
Risale-i Nurlar bu usulle okunmalı; güzelleşmek ve insan-ı kamil olmak hedefiyle mütalaa edilmelidir. Yoksa okur okur ama bir türlü güzelleşemeyiz, insan-ı kamil olamayız.
Metni bir daha okuyalım. Sizler de kendi enfüsi tefekkürünüzü yapar, nefsinizi sigaya çekersiniz.
İ’lem eyyühe’l-aziz! Hanzalenin çekirdeğinde hanzale ağacı mündemic ve dâhil olduğu gibi, cehennemin de küfür ve dalalet tohumunda müstetir bulunduğunu, şuhudî bir yakîn ile müşahede ettim. Ve keza, nasıl ki hurmanın çekirdeği hurma ağacına hamiledir. Aynen öyle de iman habbesinde de cennetin mevcud olduğunu hads-i kat’î ile gördüm.
Çünkü o çekirdeklerin ağaçlara tahavvül ve inkılabları garib olmadığı gibi, küfür ve dalalet manası da tazip edici bir cehennemi, iman ve hidayet de bir cenneti intac edeceğinde istib’ad yoktur. (Mesnevi-i Nuriye, Hubab)
Yazar: Sinan Yılmaz