a
Ana SayfaReşehat50. Ey insan! Enva-i mehasin ile süslenmiş olan bu masnuatın Sâniinin…

50. Ey insan! Enva-i mehasin ile süslenmiş olan bu masnuatın Sâniinin…

On Üçüncü Reşha’nın mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

فيا ايها الانسان  ey insan  هل يمكن في عقلك  aklınca mümkün müdür  ان لا يباليَ  önem vermemesi  ولا يهتمَّ  ve ihtimam göstermemesi  صانعُ هذه المصنوعات المزينات بانواع المحاسن  enva-i mehasin ile (güzelliklerin çeşitleriyle) süslenmiş olan bu masnuatın Sâniinin… 

Ey insan! Enva-i mehasin ile süslenmiş olan bu masnuatın Sâniinin önem vermemesi ve ihtimam göstermemesi aklınca mümkün müdür? (Neye önem vermemesi metnin devamında gelecek.)

ومُنعم هذه النعم  ve bu nimetlerin mün’iminin (önem vermemesi ve ihtimam göstermemesi aklınca mümkün müdür)  المراعي  riayet eden  لدقائق الأذواق  zevklerin inceliklerine  في افواه الخلق  mahlukatın ağızlarındaki…

Ve mahlukatın ağızlarındaki zevklerin inceliklerine riayet eden bu nimetlerin mün’iminin (önem vermemesi ve ihtimam göstermemesi aklınca mümkün müdür)? 

بمثل هذا المصنوع  böylesi bir masnua (Hz. Muhammed (a.s.m.)’a)  الأجمل  en güzel olan  الأكمل  en mükemmel olan  المتوجه اليه  kendisine (Allah’a) yönelen  بكمال الاشتياق والتعبد والتحبّب  tam bir iştiyakla, teabbüdle (ibadetle) ve tehabbüble (muhabbetle)…

En güzel ve en mükemmel olan; tam bir iştiyakla, ibadetle ve muhabbetle kendisine yönelen böylesi bir masnua (önem vermemesi ve ihtimam göstermemesi aklınca mümkün müdür)?

وبمثل هذا المخلوق  ve böylesi bir mahluka (Hz. Muhammed (a.s.m.)’a)  الذي  o ki  أطرب الفرش والعرش  yeryüzünü ve Arş’ı coşturan  بولولة استحساناته  istihsanlarının (beğenmelerinin ve güzel bulmalarının) velvelesiyle (bağırmasıylaودمدمة تقديراته  ve takdirlerinin demdemesiyle (yüksek sesiyle)  لمحاسن صنعة ذلك الصانع  bu Sâniin sanatının güzelliklerini…

Ve bu Sâniin sanatının güzelliklerine karşı, istihsanlarının velvelesiyle ve takdirlerinin demdemesiyle yeryüzünü ve Arş’ı coşturan böylesi bir mahluka (Hz. Muhammed (a.s.m.)’a önem vermemesi ve ihtimam göstermemesi aklınca mümkün müdür)?

واهتز  ve titredi  البرُ والبحر  kara ve deniz  جذبةً  bir cezbeyle  من زمزمة تشكراته  onun teşekküratının zemzemesinden (nağmeli sesinden)  لاحسانات ذلك الفاطر  bu Fatır’ın ihsanlarına  ومن شعشعة تكبيراته  ve tekbirlerinin şaşaasından   لعظمة ذلك الخالق المنعم  bu Hâlık-i Mün’im’in azametine…

Bu Fatır’ın ihsanlarına karşı teşekküratının zemzemesinden ve bu Hâlık-i Mün’im’in azametine karşı tekbirlerinin şaşaasından karanın ve denizin bir cezbeyle titrediği (zata Allah’ın önem vermemesi ve ihtimam göstermemesi aklınca mümkün müdür)?

فهل يمكن  mümkün müdür  أن لا يبالي  önem vermemesi  مثلُ ذلك الصانع المحسن المقتدر  böylesi muhsin ve muktedir olan bir Sâniin  بمثل هذا المصنوع المستحسن المتشكر  böylesi müstehsin (beğenen ve güzel bulan) ve müteşekkir bir masnua…

Böyle muhsin ve muktedir olan bir Sâniin, böylesi müstehsin ve müteşekkir bir masnua önem vermemesi mümkün müdür? 

وهل يمكن  ve mümkün müdür  أن لا يتوجه اليه  ona teveccüh etmemesi…

(O Sâniin) ona teveccüh etmemesi mümkün müdür? 

وهل يمكن  ve mümkün müdür  أن لا يتكلم معه  onunla konuşmaması…

Onunla konuşmaması mümkün müdür? 

وهل يمكن  ve mümkün müdür  ان لا يحبه  onu sevmemesi… 

Onu sevmemesi mümkün müdür?

وهل يمكن  ve mümkün müdür  أن لا يقربه اليه  onu kendine yaklaştırmaması… 

Onu kendine yaklaştırmaması mümkün müdür?

وهل يمكن  ve mümkün müdür  ان لا يريد  istememesi  سِراية وضعيته الحسنة وحالته الجميلة  onun güzel vaziyetinin ve güzel hâlinin sirayetini  إلى عموم الخلق  bütün mahlukata…

Onun güzel vaziyetinin ve güzel hâlinin bütün mahlukata sirayetini istememesi mümkün müdür?

وهل يمكن  ve mümkün müdür  أن لا يجعله قدوةً للناس  onu insanlara bir numune yapmaması  حتى ينصبغون  ta ki boyansınlar  بصبغته  onun boyasıyla  ووضعيته وحالته  vaziyetiyle ve hâliyle…

Onu insanlara bir numune yapmaması mümkün müdür?  Ta ki insanlar onun boyasıyla, vaziyetiyle ve hâliyle boyansınlar.

وهل يمكن  ve mümkün müdür  أن لا يجعله رسولاً  onu resul yapmaması  إلى الناس كافة  bütün insanlara… 

Onu bütün insanlara resul yapmaması mümkün müdür?

ام هل يمكن  ya da mümkün müdür  ان لا يكون  olmaması  لصانع هذه المصنوعات المنتظمة  bu muntazam masnuatın Sâniinin  الدالة نقوش صنعتها  sanatının nakışları delalet eden  على علم بلا نهاية  nihayetsiz ilme  وعلى حكمة بلا غاية  ve sonsuz hikmete  شعورٌ واطلاعٌ على الفرد  ferde şuuru ve ıttılaı  الأكمل والأجمل من مصنوعاته  masnuatının en kâmili ve en güzeli olan…

Ya da sanatının nakışları nihayetsiz ilmine ve sonsuz hikmetine delalet eden, bu muntazam masnuatın Sâniinin, masnuatının en kâmili ve en güzeli olan ferde şuuru ve ıttılaı olmaması mümkün müdür? 

ام هل يمكن  ya da mümkün müdür  ان يعلم ويبصر  bilmesi ve görmesi  ولا يتكلم معه  ama onunla konuşmaması…

Ya da onu bilip ve görüp onunla konuşmaması mümkün müdür? 

ام هل يمكن  ya da mümkün müdür  ان يتودد  kendini sevdirmesi  ويتعرف  ve kendini tanıtması  بتزيينات مصنوعاته  masnuatının tezyinatıyla  ولا يَوَدَّ ولا يعرفَ  ama sevmemesi ve tanımaması  من  o zatı  يوده كما يَحِقُّ  hak ettiği gibi onu seven  ويعرفه كما يليق  gerektiği gibi onu tanıyan  ويتودد اليه بالصدق  onu sıdk ile seven  ويتعبد له بالحق  ve ona hakkıyla ibadet eden… 

Ya da masnuatının tezyinatıyla kendini sevdirmesi ve kendini tanıtmasına mukabil, kendisini hak ettiği gibi seven, gerektiği gibi tanıyan, sıdk ile seven ve kendisine hakkıyla ibadet eden zatı sevmemesi ve tanımaması mümkün müdür?

İzah: Üstad Hazretlerinin cümleleri bazen çok uzun olabiliyor. Böyle uzun cümleleri parçalamalı ve öyle anlamaya çalışmalıyız. Üstadımız burada bize Peygamberimiz (a.s.m.)’ı vasfediyor. Hem de kimsenin vasfetmediği gibi…

Bu fakir kardeşiniz, Allah’ın lütfuyla çok kitabı tahkik etti lakin Peygamberimiz (a.s.m.) hakkında hiç böyle tavsifat görmedi. Üstad Hazretleri, Efendimiz (a.s.m.)’ı kimsenin anlatmadığı gibi anlatıyor.

Metinde geçen her bir cümle üzerinde uzunca mütalaa yapmalı ve hakikatler üzerinde derûnî tefekkür etmeliyiz. Mütalaa ve tefekkür işini sizlere havale ediyorum. Bu dersimiz Reşehat Risalesi’nin son dersiydi. Rabbimize hadsiz hamdüsena olsun, Arapça Reşehat mütalaasını bizlere tamamlattı. Sizlere dua eder, dua beklerim. Allah’a emanet olun.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin