38. Ne acayip! Yeryüzünde dikilen, benî Âdem’in en faziletlileri olan bütün enbiyayı arkasında cemeden…
الرشحةُ الثانيةَ عشَرةَ
On İkinci Reşha
فيا للعجب şaşılacak şey (ne acayip) ما يطلب هذا bu (zat) ne istiyor الذي o zat ki (bundan sonra gelen cümleler sıfattır)
قام على الارض yeryüzünde dikilen…
جمع خلْفَه جميعَ الانبياء أفاضلِ بني آدم benî Âdem’in en faziletlileri olan bütün enbiyayı arkasında cemeden…
ورفع يديه متوجهًا الى العرش الاعظم Arş-ı A’zama müteveccih olarak iki elini kaldıran…
ويدعو دعاءً يُؤمِّن عليه الثقلان cin ve insin âmin dediği duayı eden…
ويُعلَم من شؤونه أنه شرفُ نوع الانسان وفريدُ الكون والزمان وفخر هذه الكائنات في كل آن işlerinden, onun nev-i insanın şerefi, âlemin ve zamanın feridi (eşi ve benzeri bulunmayanı) ve her an bu kâinatın fahrı (övüncü) olduğu bilinen…
ويستشفع بجميع الأسماء القدسية الالهية الْمُتجليّة في مرايا الموجودات mevcudat aynalarında tecelli eden bütün esmâ-i kudsiye-i İlahiye ile şefaat isteyen…
بل تدعو وتطلب تلك الأسماءُ عينَ ما يطلب هو belki bu isimler dua ediyor ve onun istediği şeyin aynısını istiyor.
Toplu mana: Ne acayip! Yeryüzünde dikilen, benî Âdem’in en faziletlileri olan bütün enbiyayı arkasında cemeden, Arş-ı A’zama müteveccih olarak iki elini kaldıran, cin ve insin âmin dediği duayı eden; işlerinden, onun nev-i insanın şerefi, âlemin ve zamanın feridi ve her an bu kâinatın fahrı olduğu bilinen; mevcudat aynalarında tecelli eden bütün esmâ-i kudsiye-i İlahiye ile şefaat isteyen bu zat ne istiyor? Belki bu isimler dua ediyor ve onun istediği şeyin aynısını istiyor.
İzah: Burada zikredilen Efendimiz (a.s.m.)’ın her bir sıfatı üzerine tefekkür etmeli ve Peygamberimiz (a.s.m.)’ın şahs-ı maneviyesini bir nebze de olsa anlamaya çalışmalıyız. Cümlelerin manası açık olduğundan izahına girişmiyor, tefekkürünü sizlere havale ediyoruz.
Yazar: Sinan Yılmaz