a
Ana SayfaTevessül6. Hazreti Yusuf (a.s.)’ın tevessülü

6. Hazreti Yusuf (a.s.)’ın tevessülü

Tevessülün caiz olduğuna dair göstereceğimiz altıncı delil Hazreti Yusuf (a.s.)’ın yaptığı tevessüldür. Hazreti Yusuf (a.s.) gibi bir peygamberin tevessül etmesi herhâlde tevessülün caiz olduğu hususunda kâfi bir delildir.

Hazreti Yusuf (a.s.)’ın tevessülü şu şekilde olmuştur:

Yusuf suresinde zikredilen kıssaya göre, Yusuf (a.s.) hapse atılır. Hapiste iken, iki kişi gördükleri rüyanın tabirini ona sorar. Yusuf (a.s.) ilk önce onlara bir tevhid dersi yapar ve daha sonra rüyalarını tevil eder. Rüyaları hakkındaki tabiri şöyledir:

  أَمَّا أَحَدُكُمَا فَيَسْقِي رَبَّهُ خَمْرًا وَأَمَّا الآخَرُ فَيُصْلَبُ

“Sizden birisi efendisine şarap sunacak. Diğeri ise asılacak.” (Yusuf 41)

Hazreti Yusuf (a.s.) iki kişinin rüyasını bu şekilde tabir ettikten sonra, kurtulacağını zannettiği kişiye şöyle der:

 اُذْكُرْنِي عِنْدَ رَبِّكَ

“Efendinin yanında benden bahset.” (Yusuf 42)

Hazreti Yusuf (a.s.) bu ifadesiyle, zindandan çıkacak kişiden, kralın yanında kendisinden bahsetmesini istemiş ve hapisten çıkmak için hem arkadaşına hem de krala tevessül etmiştir.

Şimdi, tevessülü inkâr edenlere birinci sorumuz şu:

— Hazreti Yusuf (a.s.)’ın zindandaki kişiye, “Efendinin yanında benden bahset.” demesi bir tevessül değil midir?

Bu apaçık bir tevessüldür. Zira tevessül, Allah’ın yardımına mazhar olabilmek için araya bir kişiyi koymak ve Allah’ın rahmetine ulaşmak için onu vesile yapmaktır. Hazreti Yusuf (a.s.) da bunu yapmış ve zindandan çıkmak için arkadaşına tevessül etmiştir. Hem sadece arkadaşına tevessülle de yetinmemiş, arkadaşının vasıtasıyla krala da tevessül etmek istemiştir.

Ey tevessüle şirk diyenler!

— Hazreti Yusuf (a.s.) bu tevessülüyle şirke mi düşmüş?

— Böyle büyük bir Peygamber, şirkin ve tevhidin ne olduğunu sizin kadar bilmiyor mu?

Yoksa siz, “Hazreti Yusuf’un, arkadaşına ve krala yaptığı tevessül değildir” mi diyorsunuz?

O zaman size soralım:

— Bu tevessül değilse nedir?

Nasıl ki biz bir Allah dostuna tevessül ediyor ve ondan yardım diliyorsak, Hazreti Yusuf (a.s.) da krala tevessül etmiş ve ondan yardım dilemiştir. Arada hiçbir fark yoktur!

Sizin itikadınıza göre, Hazreti Yusuf (a.s.) krala tevessül etmemeliydi ve zindandan çıkmak için direkt Allah’a yalvarmalıydı.

— Şimdi, dini siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa arkadaşı Hazreti Cebrail olan ve Allah’ın vahyine mazhar olan Hazreti Yusuf mu daha iyi biliyor?

— Hanginizin sözü ve ameli doğru?

Size soracağımız ikinci soru da şu:

Hazreti Yusuf (a.s.) zindandaki kişiye, “Efendinin yanında benden bahset.” diyerek, arkadaşının da krala tevessül etmesini istemiştir. Eğer “Tevessül şirktir.” derseniz, Hazreti Yusuf’un bu kişiye şirki emrettiğini kabul etmek zorunda kalırsınız.

— Bir peygamberin şirki emretmesi mümkün müdür?

Şimdi önünüzde iki seçenek var; dilediğinizi seçin.

Birinci seçenek: Tevessülün caiz olduğunu kabul etmektir. Bu seçenek hem doğrudur hem de Ehl-i sünnet mezhebinin yoludur.

İkinci seçenek: Hâlâ “Tevessül şirktir.” sözünde ısrar etmektir. Ancak bunu yaparsanız, Hazreti Yusuf (a.s.)’ı şirke düşmekle itham etmeniz gerekecektir. Zira onun zindandaki kişiye ve krala yaptığı bir tevessüldür. Tevessül şirk ise Hazreti Yusuf’un -haşa- şirke düşmüş olması gerekir.

— Bu ihtimali kabul edebiliyor musunuz?

Ayrıca Hazreti Yusuf (a.s.)’a şirki emretme ithamında da bulunmanız gerekecek. Çünkü zindandaki kişiye krala tevessül etmesini bizzat kendisi emretmiştir.

— Bir peygamberin şirki emretmesi mümkün müdür?

— Bu yoldan gidecek ve bunları mı kabul edeceksiniz?

— Kalbiniz bu kadar ölmüş ve vicdanınız bu kadar çürümüş mü?

Kalbi bu kadar ölene biz daha ne diyelim? Allah hidayet etsin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin