16. Altıncı Lem’a – 2. Ders: Haşrin ispatına devam
Altıncı Lem’anın mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:
وكذا ve keza كتابةُ yazmak ثلاثِمائةِ ألفِ كتابٍ üç yüz bin kitabı مختلفةً birbirinden farklı olarak بل أزيدَ hatta daha çoğunu في صحيفة سطح الارض sath-ı arz sayfasında…
Ve keza, üç yüz bin kitabı hatta daha çoğunu sath-ı arz sayfasında birbirinden farklı olarak yazmak…
Not: مختلفةً hâldir. أزيدَ ise ثلاثِمائةِ ألفِ lafzına atıftır. ثلاثِمائةِ ألفِ muzafun ileyh olup mecrur olduğundan أزيدَ lafzı da mecrurdur. أزيدَ ism-i tafdil olup, ism-i tafdiller gayrı munsariftir. Cer alameti de fethadır.
مختلِطةً karışık bir hâlde لكن في نهاية الانتظام lakin nihayet intizam içinde بلا سهو hatasız ولا مزج ve karıştırmaksızın…
Karışık bir hâlde lakin nihayet intizam içinde, hatasız ve karıştırmaksızın (yazmak)…
ومشتبِكةً ve birbirine geçmiş bir hâlde لكن في نهاية الانتظام lakin nihayet intizam içinde بلا نقص noksansız ولا بخس ve eksiksiz (yazmak)…
Ve birbirine geçmiş bir hâlde lakin nihayet intizam içinde, noksansız ve eksiksiz (yazmak)…
وممتزِجةً ve karışık bir hâlde لكن في نهاية التمييز والتشخيص lakin nihayet temyiz ve teşahhus içinde بلا قصور kusursuz ولا فطور ve futursuz (sapasağlam) (yazmak)…
Ve karışık bir hâlde lakin nihayet temyiz ve teşahhus içinde, kusursuz ve futursuz (sapasağlam) (yazmak)…
سكةٌ خاصة has bir sikkedir بمن o zata بيده ملكوتُ كل شي her şeyin melekûtu onun elindedir وبيده مقاليدُ كل شيء ve her şeyin anahtarları onun elindedir ولا يُشغِله شيٌ عن شي ve bir şey başka bir şeyden onu meşgul etmez.
Her şeyin melekûtu elinde olan, her şeyin anahtarları elinde olan ve bir şey başka bir şeyden kendisini meşgul etmeyen Zata has bir sikkedir.
İzah: Üç yüz bin nev baharda ihya edilmektedir. Bu nevlerin de hadsiz efradı vardır. Sadece bir yaz mevsiminde yaratılan sinekler, yaratılan ve kıyamete kadar yaratılacak olan bütün insanlardan daha çoktur. Yeryüzünün ihyasında sinek üç yüz bin nevden sadece bir nevdir. Diğer nevleri de hesaba kattığınızda bir baharda ne kadar çok fert yaratıldığını -eğer gücünüz yetiyorsa- varın siz tasavvur edin!
Böyle üç yüz bin nevi hadsiz fertleriyle birlikte birkaç hafta zarfında yaratmak, hiçbirini diğeriyle karıştırmamak, hatasız ve noksansız icat etmek ne acip bir faaliyettir!
Bu faaliyetin müdebbiri öyle bir Zattır ki her şeyin içyüzü ve kilidi onun elindedir. Bu mana Cevşen’de şöyle geçer:
يَا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتِ كُلِّ شَيْئ Ey her şeyin içyüzü elinde olan zat!
يَا مَنْ بِيَدِهِ مَقَالِيدُ كُلِّ شَيْئ Ey her şeyin anahtarları elinde olan zat!
Ve o öyle bir Allah’tır ki hiçbir şey Onun nazarını başkasından çevirip kendisine hasredemez. Bu mana da Cevşen’de şöyle geçer:
يَا مَنْ لاَ يُشْغِلُهُ سَمْعٌ عَنْ سَمْعٍ Ey bir işitme, kendisini diğer bir işitmeden alıkoymayan!
يَا مَنْ لاَ يَمْنَعُهُ فِعْلٌ عَنْ فِعْلٍ Ey bir iş, kendisini diğer bir işten menetmeyen!
يَا مَنْ لاَ يُلْهِيهِ قَوْلٌ عَنْ قَوْلٍ Ey bir söz, kendisini diğer bir sözden oyalamayan!
Evet, her şeyin anahtarı Onun yanında, her şeyin dizgini Onun elindedir. Her şey Onun emriyle halledilir. Hiçbir şey Onun nazarını başkasından çevirip kendisine hasredemez. Yeryüzü sayfasında üç yüz binden fazla kitabı kusursuz, noksansız, hatasız ve kemal-i intizam ve temyizle yazan Odur. Âmennâ ve saddeknâ.
فيا من يَستبعد الحشرَ ey haşri akıldan uzak gören zat مستنكرًا له onu (haşri) inkâr ederek.
Ey onu (haşri) inkâr ederek haşri akıldan uzak gören zat!
انظر bak كيف ترى nasıl görüyorsun في كيفية إحياء الأرض arzın ihyasının keyfiyetinde مائةَ ألفِ أمثلتِه onun (haşrin) yüz bin misallerini واشاراته ve işaretlerini في ستة أسابيعَ altı haftada.
Bak! Arzın ihyasının keyfiyetinde onun (haşrin) yüz bin misallerini ve işaretlerini altı haftada nasıl görüyorsun!
Yazar: Sinan Yılmaz