a
Ana SayfaKabir Hayatı14. “Onlar diriler değil ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” ayetinin izahı

14. “Onlar diriler değil ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” ayetinin izahı

Kabir hayatını inkâr edenler diyor ki:

— Nahl suresi 21. ayette şöyle buyrulmaktadır: “Onlar diriler değil ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” Bu ayette onların diri değil ölü olduğu ve ne zaman dirileceklerini bilmedikleri beyan buyrulmuştur. Demek, sadece mahşer günü diriliş vardır.

Bazı kimseler onların bu sözlerine ikna olup kabir hayatını inkâr ediyorlar. Bu inkâr onların Kur’an’ı bilmemelerinden kaynaklanıyor. Onların bu sözüne cevap verdiğimizde ayetlerle nasıl oynadıklarına ve ayetlerin manasını nasıl çarpıttıklarına şahit olacaksınız!

Onların sözlerini bir daha tekrar edelim:

— Nahl suresinin 21. ayetinde, onların diri değil ölü olduğundan ve ne zaman diriltileceklerini bilmediklerinden bahsedilmiş. Madem diri değil ölüler ve ne zaman diriltileceklerini bilmiyorlar, o hâlde kabir hayatı diye bir şey olmamalıdır. Öyle ya, kabir hayatı olsaydı, onların hâlihazırda ölü olmasından bahsedilmezdi.

İşte onlar böyle diyorlar. Şimdi size bir soru soracağız:

— Ayette geçen “Onlar diriler değil ölülerdir.” ifadesindeki “onlar” ile kimler kastedilmiş?

Herhâlde “onlar” ile ölülerin kastedildiğini zannediyorsunuz. O zaman gelin, bir önceki ayete bakalım. Nahl suresinin 21. ayetini konuşuyorduk; şimdi 20. ayetin manasına bakalım. Çünkü “onlar” ile kimin kastedildiği bu ayette geçiyor. 20. ayet-i kerime şöyle:

    وَالَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ لاَ يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

“Onların Allah’tan başka taptıkları hiçbir şey yaratamaz. Bilakis onlar yaratılmıştır.” (Nahl 20)

İşte bu ayette, müşriklerin taptıkları putlardan bahsedilmekte ve genişletilmiş bir mealle şöyle denilmektedir: Müşriklerin Allah’ı bırakarak kendilerine taptıkları putlar hiçbir şey yaratamazlar. Yani müşriklerin dualarına cevap verip istediklerini onlara veremezler ve korktukları şeylerden onları koruyamazlar. Zira onların ne icada ne de yaratmaya kudretleri vardır. Bırakın onların yaratmasını, onların kendileri de yaratılmıştır. Müşrikler onları elleriyle yapmış ve yontarak şekil vermiştir. Varlığı için insana muhtaç olan nasıl ilah olabilir?

İşte bu izahtan sonra 21. ayet-i kerime gelir ve der ki: “Onlar -yani müşriklerin taptığı putlar- diriler değil ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.”

Bu ifadeyle de şu anlaşılır: Müşriklerin taptıkları putların -bırakın yaratmaya muktedir olmasını- onların hayatı bile yoktur, onlar ölüdürler. İlah olmak, hayat sahibi olmakla mümkündür. Hayatı olmayanın ilahlığından nasıl bahsedilir ve ona nasıl ibadet edilir?

Demek, Cenab-ı Hak bu ayetlerde ölmüş insanlardan değil, müşriklerin taptığı putlardan bahsetmektedir.

– İlk önce onların hiçbir şey yaratmaya muktedir olmadıklarından,

– Sonra kendilerinin dahi yaratılmış olmasından,

– Daha sonra da ilah olan zatın en birinci vasfı olan hayattan bile mahrum olmalarından bahsedilmektedir.

Ayetin sonu da şöyle tamamlanır: “Onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.”

Bu ifadeyle, ilim sıfatından da mahrum oldukları nazara verilmiştir. Yani onların yaratacak bir kudreti ve işitecek bir hayatı olmadığı gibi, bilecek bir ilimleri de yoktur.

İşte ayetin manası budur!

Bu ayetin kabir hayatıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu ayet putlardan bahsetmekte ve onların ilah olamayacağının beyanı sadedinde onlara ait sıfatları zikretmektedir. Yani Kur’an der ki:

— Putlara tapmayın. Zira onlar yaratamaz. Bırakın yaratmayı, kendi varlıkları bile bir insanın onları yontmasına bağlıdır. Hem hayatları yoktur, ölüdürler. Hem de ilimleri yoktur. Böyle âciz, hayatsız ve ilimsiz olan taşlara ibadet edilir mi? Allah bırakılıp da onlara tapılır mı?

İşte ayet-i kerime bu manayı nazara veriyor. Ama kabir hayatını inkâr edenler surenin 20. ayetinden hiç bahsetmiyorlar. Direk 21. ayeti gösterip, ayetin ölmüş insanlar hakkında olduğu havasını veriyorlar. Bunlar bunu hep yaparlar: Ayetin başını sonunu saklar ve ayeti kendi batıl görüşlerine sözde delil yaparlar.

Aslında inanın, size bu anlattıklarımızı onlar da biliyor. Zira 21. ayeti nakleden, 20. ayeti bilmez mi? Boş verin tefsir ilmini bilmeyi, sadece manaya baksa, ayetten putların kastedildiğini anlar. Ama onlar bile bile ahiretlerini dünya için satıyorlar. Birilerinin maşası olmuşlar, bilerek bu dini bozmaya çalışıyorlar. Bu fakir gibi artık sizin de vazifeniz, onların fitnelerinin neticesiz kalması için çalışmak. Bilen yazacak, anlatacak; bilmeyen de bu yazılan ve anlatılanların yayılması için çalışacak.

Bu makamda şöyle denilebilir: Tamam kabul ettik, bu ayette müşriklerin taptığı putlardan bahsedilmiş ve onların ilah olamayacağı bildirilmiş. İyi ama ayetin sonunda “Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.” buyrulmuş. Putlar diriltilecek mi ki böyle bir şey söylenmiş?

Cevaben deriz ki: Evet, putlar da diriltilecektir. Bunun delili Enbiya suresinin 98. ayet-i kerimesidir. Bu ayette şöyle buyrulmuş:

 إِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللَّهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ أَنتُمْ لَهَا وَارِدُونَ

“Şüphesiz siz de Allah’tan başka taptıklarınız da cehennemin odunusunuz. Sizler oraya gireceksiniz.” (Enbiya 98)

Bu ayette geçen, “Allah’tan başka taptıklarınız” ifadesiyle putlar kastedilmiştir.

Yine Bakara suresinin 24. ayetinde şöyle buyrulmuş:

فَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ

“Odunu insanlar ve taşlar olan ateşten sakının.” (Bakara 24)

Bu ayetteki “taşlar” ifadesiyle de putlar kastedilmiştir. Bu konuda daha başka ayet-i kerimeler de var. Allahu Teâlâ, kıyamet gününde putları canlı varlıklar hâlinde diriltecek ve putlar, kendilerine yapılan ibadetten uzak olduklarını söyleyeceklerdir.

Bu konuda İbni Abbas Hazretleri şöyle der: Kıyamet günü putlar diriltilecek ve onlara hayat verilecektir. Putlarla birlikte şeytanları da bulunacaktır ve bunlar kendilerine ibadet edenlerden uzak olduklarını bildireceklerdir. Daha sonra şeytanlar ve müşrikler, verilen emirle ateşe götürüleceklerdir.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin