a
Ana SayfaMukaddime5. İkinci Nokta

5. İkinci Nokta

النقطة الثانيةُ‌

İkinci nokta

إن السعيد  şüphesiz Said  في سِياحته  seyahatinde  ذلك السلوك  bu süluke  فى تلك المقامات  o makamlardaki  كان ساعيا  yürüyordu  بالقلب تحت نظارة العقل  aklın nezareti altındaki kalp ile  وبالعقل في حماية القلب  ve kalbin himayesindeki akıl ile  كالإمام الغزالي قدس سره  İmam-ı Gazzâlî (k.s.) gibi  والإمام الرباني قدس سره  İmam-ı Rabbânî (k.s.) gibi  ومولانا جلال الدين الرومي قدس سره  ve Mevlana Celaleddin-i Rumî (k.s.) gibi.

Şüphesiz Said o makamlardaki bu süluke seyahatinde (yani seyr-i sülukünde), İmam-ı Gazzâlî (k.s.), İmam-ı Rabbânî (k.s.) ve Mevlana Celaleddin-i Rumî (k.s.) gibi, aklın nezareti altındaki kalp ile ve kalbin himayesindeki akıl ile yürüyordu.

İzah: Üstadımız ne filozoflar gibi sadece akılla ve ne de ehl-i tasavvuf gibi sadece kalple seyahat etmiş. Üstad Hazretleri akıl ve kalple birlikte seyahat etmiş. Aklı, kalbin himayesi altında; kalbi de aklın nezaretinde altında…

Kalbin aklın nezaretinde olması, kalbe gelen bir manayı aklın süzgecinden geçirmek ve öyle hükmetmektir.

Aklın kalbin himayesinde olması ise akla gelen bir manayı kalbin süzgecinden geçirmektir.

Yani Üstadımız ne kalbe gelen bir manayla hükmetmiş, ne de akla görünen bir manayla neticeye varmış. Bilakis bulduğu hakikatleri iki süzgeçten geçirmiş ve hükmünü bundan sonra vermiş.

فخلّص  temizledi  نفسه  nefsini  عن الوساوس والأوهام  vesveselerden ve evhamlardan  فانقلب  ve inkılap etti  السعيد الأول  Birinci Said  بالسعيد الثاني  İkinci Said’e. 

Nefsini vesveselerden ve evhamlardan temizledi ve Birinci Said İkinci Said’e inkılap etti.

İzah: Üstad Hazretleri hayatını “Birinci Said” ve “İkinci Said” olarak ikiye ayırmaktadır. Aslında her iki Said de Saiddir ve tek dertleri İslam’a hizmet etmektir. Üstad’ın “Birinci Said” dediği kötü bir Said değildir. Bütün gayreti ve himmeti İslam’ın terakkisidir ve Müslümanların dertlerine çare aramakla meşguldür. Ama şartlar değişmiş, Koca Osmanlı çökmüş, Müslümanlar dağılmış ve Osmanlının yerine gelenler dinî değerlere sırt çevirmiştir. İşte böyle bir hengâmede Birinci Said ruhi bir inkılap geçirir.

Birinci Said daha ziyade aklî gidiyordu. İkinci Said ise ilhama mazhardır; akıl-kalp ittifakıyla hareket eder.

Birinci Said hayatın geniş dairelerinde hizmet ediyordu. İkinci Said ise sürgünde, garip ve kimsesizdir. Gelecek nesillerin hidayetine vesile olacak nurlu Kur’an reçetelerini yazmakla meşguldür.

İşte Birinci Said ile İkinci Said arasında böyle farklar vardır. Bu uzun meseleyi kısa kesip, bu kadarla iktifa edelim.

وألّف  ve telif etti  باللسان العربي  Arapça lisanla  اللاسيمات واللمعات والقطرةَ والحباب والْحبة والزُّهرة والذرة والشمة والشُّعلةَ  Lâsiyyemat’ı, Lemaat’ı, Katre’yi, Hubab’ı, Habbe’yi, Zühre’yi, Zerre’yi, Şemme’yi ve Şu’le’yi  وباللسان التركي  ve Türkçe lisanla (telif etti)  النقطة واللمعاتِ  Nokta’yı ve Lemaat’ı  على أدق الوجوه  vecihlerin en dakikiyle  وأرقها  en incesiyle  وأقصرها  en kısasıyla  وأحسنها  en güzeliyle  وأشبهها بالمثنوي الشريف  ve Mesnevi-yi Şerif’e en benzeriyle.

Lâsiyyemat, Lemaat, Katre, Hubab, Habbe, Zühre, Zerre, Şemme ve Şu’le’yi Arapça lisanla, Nokta ve Lemaat’ı Türkçe lisanla; vecihlerin en dakikiyle, en incesiyle, en kısasıyla, en güzeliyle ve Mesnevi-yi Şerif’e en benzeriyle telif etti.

كأنّ المثنويَّ  sanki Mesnevi  قد تثنّى  ikilendi.  

Sanki Mesnevi ikilendi (iki oldu).

İzah: Yani Mevlana Hazretlerinin Mesnevi’sine Üstad Hazretlerinin Mesnevi’si eklendi ve Mesneviler iki oldu.

ونوّر ثانِيه  ikincisi nurlandırdı  هذا الزمان  bu zamanı  بالجهاد مع النفس والشيطان  nefis ve şeytan ile cihatla  وإنقاذ المتحيرين من أهل الفلسفة  ve ehl-i felsefeden şaşkınları kurtarmakla  إلى ساحل الهدى والأمان  hidayet ve eman sahiline.

İkincisi bu zamanı, nefis ve şeytan ile cihatla ve ehl-i felsefeden şaşkınları hidayet ve eman sahiline kurtarmakla nurlandırdı.

İzah: “İkincisi” ifadesiyle kastedilen, ikinci Mesnevi hükmünde olan Mesnevi-yi Nuriye’dir.

وأضاء  ve aydınlattı  الطريق  yolu  لذوي الطريقة  tarikat sahiplerine  التابعة للسنة السنية  sünnet-i seniyyeye tabi olan  وأرشد إلى الحقيقة  ve hakikate yönlendirdi  أرباب العلم والعرفان  ilim ve irfan erbabını.

Sünnet-i seniyyeye tabi olan tarikat sahiplerine yolu aydınlattı ve ilim ve irfan erbabını hakikate yönlendirdi.

لكل عصر مرشد  her bir asrın bir mürşidi vardır  يسمو به  (o asır) onunla yükselir  وهو  ve o (mürşid) لباقي العصر  asrın kalanı için  ذاك المرشد  mürşidin ta kendisidir.

Her bir asrın bir mürşidi vardır; (o asır) onunla yükselir. O, asrın kalanı için mürşidin ta kendisidir.

İzah: Son cümlelerin manası açık olduğundan izaha gerek duymuyoruz.

 

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin