12. Tembih – 1. Ders
تنبيه إخطار إعتذار
Tembih, ihtar, itizar (özür dileme)
اعلم اَنّ هذه الرسالةَ bil ki bu risale نوعُ تفسيرٍ شهوديّ şuhûdî tefsir nevindendir لبعض الآيات القرآنيّة Kur’anî ayetlerin bir kısmı için.
Bil ki bu risale, Kur’anî ayetlerin bir kısmı için şuhûdî tefsir nevindendir.
İzah: “Bu risale” ifadesiyle Lemaat Risalesi kastedilmiştir. Lemaat Risalesi, Kur’an’ın bazı ayetlerinin şuhûdî bir şekilde tefsiridir. Risalenin başında bu ayetlerden beş tanesi zikredilmiştir.
Şuhûdî tefsir: Kur’an ayetlerinin kâinat ayetleriyle tefsir edilmesidir. Biraz daha açacak olursak:
Kur’an, Allah’ın kelam sıfatının; kitab-ı kâinat ise kudret sıfatının bir tecellisidir. Kâinat da bir kitaptır ve içindeki eşya bu kitabın ayetleridir. Kur’an, kâinat kitabının manasını izah ve tefsir ettiği gibi, kâinat da Kur’an’da zikredilen hakikatleri ispat ve tasdik eder.
Dolayısıyla Kur’an’da geçen bir hakikat kâinat kitabının bir ayetiyle tefsir edildiğinde, bu tefsire “şuhûdî tefsir” denir. İşte Lemaat Risalesi böyle şuhûdî bir tefsirdir. Yine Lâsiyyemalar ve Katre Risaleleri de bu çeşit bir tefsirdir.
Bundan da şöyle bir kıssadan hisse çıkar: Bizler bu risaleleri mütalaa ederken Kur’an ayetlerinin tefsiri makamında mütalaa etmeli ve Kur’an’ın kokusunu bu mütalaalarda hissetmeliyiz.
وما فيها من المسائل ve onda (Lemaat Risalesi’nde) olan meseleler أزاهيرُ çiçeklerdir اُقْتُطِفَت derlenmiş من جنّات الفرقان الحكيم Furkan-ı Hakîm’in bahçelerinden.
Ve onda (Lemaat Risalesi’nde) olan meseleler, Furkan-ı Hakîm’in bahçelerinden derlenmiş çiçeklerdir.
İzah: Şöyle bir teşbih yapılmış: Lemaat Risalesi’nde zikredilen her bir hakikat bir çiçektir. Bu çiçeklerin bahçesi de Kur’an-ı Hakîm’dir.
فلا يوحشْك bundan dolayı seni ürkütmesin ما في عباراتها ibarelerinde olan şey (o şey de nedir) من الاشكال والاجمال والايجاز işkâl, icmal ve îcazdır.
Bundan dolayı, ibarelerinde olan işkâl, icmal ve îcaz seni ürkütmesin.
İzah: Madem bu risalede zikredilen hakikatler Kur’an-ı Hakîm’in bahçesinden koparılan çiçeklerdir. O hâlde bu risaleyi anlamak için ne kadar emek versek azdır. Çünkü anlamaya çalıştığımız risale basit bir metin değil, Kur’an’ın bazı ayetlerinin tefsiridir. Değil onlarca ayeti anlamak, tek bir ayeti anlamak için dahi bin zahmet çeksek yine de azdır.
فكرِّر مطالعتَها onun mütalaasını tekrarla حتى يَنفتحَ لك sana açılıncaya kadar سرُّ تكرار القرآن Kur’an’ın tekrarının sırrı امثال : له ملك السموات والارض Mesela: له ملك السموات والارض
Onun mütalaasını, Kur’an’ın tekrarının sırrı sana açılıncaya kadar tekrarla. Mesela: له ملك السموات والارض
İzah: له مُلكُ السموات والارض gibi bazı ayet-i kerimeler Kur’an’da birçok defa tekrar edilmiştir. Üstad Hazretleri bu tekrarın sırrının bizlere açılması için, Lemaat Risalesi’nin mütalaasını tekrarla yapmamızı tavsiye ediyor.
“Mütalaasını tekrarla” ifadesinde şöyle bir işaret de vardır: Risale-i Nurlar hızlıca okunabilecek eserler değildir. Okuma değil mütalaa yapılmalı ve cümleler üzerinde uzunca tefekkür edilmelidir.
ولا تخف korkma من تَمَرُّد النفس nefsin inadından لأنّ çünkü نفسيَ الأمارةَ benim nefs-i emmarem المتمرِّدة المتجبِّرة inatçı ve zorba olan انقادت boyun eğdi وذُلِّلت ve zelil kılındı تحت سطوة kuvveti altında ما في هذه الرسالة من الحقائق bu risaledeki hakikatlerin.
Nefsin inadından korkma! Çünkü benim inatçı ve zorba nefs-i emmarem, bu risaledeki hakikatlerin kuvveti altında boyun eğdi ve zelil kılındı.
بل hatta شيطاني الرجيمُ benim şeytan-ı racimim أُفحم ilzam edildi وانخنس ve geri geri gitti.
Hatta benim şeytan-ı racimim ilzam edildi ve geri geri gitti.
كن من شئت Kim istersen ol (kim olursan ol) فلا نفسُك senin nefsin değildir أطغى وأعصى daha azgın ve daha asi من نفسي benim nefsimden ولا شيطانُك ve senin şeytanın değildir أغوى وأشقى daha saptırıcı ve daha şaki من شيطاني benim şeytanımdan.
Kim istersen ol! (Kim olursan ol!) Senin nefsin benim nefsimden daha azgın ve daha asi değildir. Ve senin şeytanın benim şeytanımdan daha saptırıcı ve daha şaki değildir.
İzah: Dolayısıyla Üstadımızın nefsini ve şeytanını ilzam eden ve susturan bir hakikat, bizim nefsimizi ve şeytanımızı her hâlükârda ilzam eder ve susturur.
Yazar: Sinan Yılmaz