a
Ana SayfaBakara Suresi 1-517. İkinci Misal: الٓمٓ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقٖينَ olan ayet-i kerimedir…

17. İkinci Misal: الٓمٓ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقٖينَ olan ayet-i kerimedir…

İşârâtü’l-İ’caz mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

İkinci Misal:  الٓمٓ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقٖينَ  olan ayet-i kerimedir. Bu ayette maksad-ı esas, Kur’an’ın yüksekliğini göstermektir. Ve bu maksadı takviye eden  الٓمٓ ، ذٰلِكَ ، الْكِتَاب ، لَا رَيْبَ فٖيهِ  kayıtlarıdır. Evet, bu kayıtlar, istinad ettikleri pek ince ve gizli delillerine işaret etmekle beraber, o maksadın takviyesine koşuyorlar. (İşârâtü’l-İ’caz)

الٓمٓ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِلْمُتَّقٖينَ  “Elif-lâm-mim. Bu kitapta hiçbir şüphe yoktur. Muttakiler için bir hidayettir.” manasındadır. Bu ayet-i kerimeden maksat, Kur’an’ın yüksekliğini göstermek, onun Allah’ın kelamı olup beşer kelamı olmadığını ispat etmektir. Ayet-i kerimede geçen her bir lafız bu maksada hizmet etmekte ve mananın takviyesine çalışmaktadır. Yani her bir lafız hem istinad ettikleri ince ve gizli delillere işaret etmekte hem de maksadın takviyesine koşmaktadır.

Her bir lafzın istinad ettiği ince ve gizli deliller, o lafızlardan çıkan ve Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğunu ispat eden delillerdir.  الٓمٓ  ayetinden çıkan ince ve gizli delilleri önceki derslerimizde mütalaa etmiştik. Diğer lafızların işaret ettiği delilleri de ileride mütalaa edeceğiz.

Üstad Hazretleri, birinci kelam olan  الٓمٓ  kaydının maksada olan takviyesini şöyle beyan ediyor:

Ezcümle:  الٓمٓ  kasem olduğu cihetle Kur’an’ın azametine ve altında müstetir, gizli o mezkûr letaif cihetiyle de davanın ispatına işaret eder. (İşârâtü’l-İ’caz)

الٓمٓ  hakkında âlimler birçok görüş serdetmişler. Râzî Hazretleri Tefsir-i Kebir’inde 21 farklı görüş naklediyor. Üstad Hazretleri   الٓمٓ  ayetine dair “Dört Mebhas”ta bu görüşlerin bazılarını nakletti. Burada ise orada kaydetmediği bir görüşü beyan ediyor ve  الٓمٓ  kaydının yemin olduğunu söylüyor. Bu da bir ihtimaldir. Bu görüş aynı zamanda Ahfeş Hazretlerinin de görüşüdür. O şöyle der:

— Allahu Teâlâ bu harflerin çok şerefli ve faziletli olmasından ve bu harfler çeşitli dillerde indirilen semavi kitapların temeli, Allah’ın güzel isimlerinin ve yüce sıfatlarının esası, milletlerin sayesinde tanıştıkları ve Allah’ı zikredip birledikleri sözlerin kökü olmasından dolayı bu harflerle yemin etmiştir. Her ne kadar bundan maksat bütün harfler ise de Allahu Teâlâ onlardan bir kısmını zikretmekle yetinmiştir. Nitekim sen, surenin hepsini kastettiğin hâlde “Elhamdı okudum.” dersin. Buna göre, sanki Cenab-ı Hak şöyle demiştir: Bu harflere yemin ediyorum. Çünkü bu Kur’an, levh-i mahfuzdaki kitabın aynısıdır. (Tefsir-i Kebir)

Yine bir kısım âlimler şöyle demiştir:

— Bu harfler sözün kökleri olduğu için şerefli ve aziz olmuşlardır. Bu sebepten dolayı, Cenab-ı Hak bunlara -sair şeylere yemin ettiği gibi- yemin etmiştir. (Tefsir-i Kebir)

Üstad Hazretleri de bu makamda bu âlimlerin görüşüyle amel etmiş ve  الٓمٓ  kaydının yemin olduğunu beyan etmiştir. Yeminlerde sözü kuvvetlendirmek vardır. Bu cihetle  الٓمٓ  kaydı, ayet-i kerimenin maksadını takviye etmekte ve Kur’an’ın yüksekliği manasına hizmet etmektedir.

Yine Üstadımız dedi ki: Altında müstetir, gizli o mezkûr letaif cihetiyle de davanın ispatına işaret eder.

Buradaki “dava” Kur’an’ın yüksekliği ve Allah’ın kelamı olmasıdır.  الٓمٓ  kaydı, altındaki müstetir letaifle bu davanın ispatına işaret etmektedir.

الٓمٓ  kaydının altındaki müstetir letaifi Üstad Hazretleri “Dört Mebhas”ta beyan etmiş, bizler de mütalaasını yapmıştık. Dileyenler o dersleri bir daha okuyabilirler.

Netice:  الٓمٓ  kaydı hem yemin olması hem de altındaki gizli letaifi cihetiyle Kur’an’ın yüksekliğine işaret etmekte ve ayet-i kerimeden maksat olan manaya hizmet etmektedir.

Üstad Hazretleri, ikinci kelam olan  ذٰلِكَ  kaydının maksada olan takviyesini üç cihetten tahlil ediyor. Bu üç ciheti sonraki dersimize bırakalım.

Metni bir daha okuyalım:

İkinci Misal:  الٓمٓ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فٖيهِ هُدًى لِلْمُتَّقٖينَ  olan ayet-i kerimedir. Bu ayette maksad-ı esas, Kur’an’ın yüksekliğini göstermektir. Ve bu maksadı takviye eden  الٓمٓ ، ذٰلِكَ ، الْكِتَاب ، لَا رَيْبَ فٖيهِ  kayıtlarıdır. Evet, bu kayıtlar, istinad ettikleri pek ince ve gizli delillerine işaret etmekle beraber, o maksadın takviyesine koşuyorlar.

Ezcümle:  الٓمٓ  kasem olduğu cihetle Kur’an’ın azametine ve altında müstetir, gizli o mezkûr letaif cihetiyle de davanın ispatına işaret eder. (İşârâtü’l-İ’caz)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin