14. الٓمٓ taktîiyle, bütün harflerin esas mahreçleri olan “halk, vasat, şefe” mahreçlerine işarettir…
İşârâtü’l-İ’caz mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:
5. الٓمٓ taktîiyle, bütün harflerin esas mahreçleri olan “halk, vasat, şefe” mahreçlerine işarettir. (İşârâtü’l-İ’caz)
“Halk” boğazdan çıkan mahreçler, “vasat” ağız boşluğundan çıkan mahreçler, “şefe” de dudaktan çıkan mahreçlerdir.
Halk harfleri (boğazdan çıkan harfler) şunlardır:
ا ، ح ، خ ، ع ، غ ، ه
Vasat harfleri (ağız boşluğundan çıkan harfler) şunlardır:
ت ، ث ، ج ، د ، ذ ، ر ، ز ، س ، ش ، ص ، ض ، ط ، ظ ، ق ، ك ، ل ، ن ، ي
Şefe harfleri (dudaktan çıkan harfler) şunlardır:
ب ، م ، و ، ف
الٓمٓ bu harflere işarettir. ا halk mahreçli harflere, ل vasat mahreçli harflere, م de şefe mahreçleri harflere işarettir.
Üstadımız şöyle devam ediyor:
Ve zihinlerin nazar-ı dikkatini şu mahreçlere çeviriyor ki zihinler, gerek bu üç mahreçte, gerek bunlara bağlı küçük küçük mahreçlerde lafızların ve harflerin nasıl vücuda geldiklerini hayret ve ibretle mütalaa etsinler. (İşârâtü’l-İ’caz)
Harfleri seslendirmek, mesela “mim” dediğimizde bu sesi yaratmak, hava zerreleri ile âleme neşretmek ve kulaklara duyurmak sonsuz bir kudreti gerektirmektedir. Hatta şöyle sorsak:
— Kâinatı yaratmak mı daha zor yoksa “mim” sesini yaratmak mı?
Bu soruya cevaben deriz ki: Her ikisi de aynı zorluktadır!
İşte الٓمٓ taktîiyle, zihinlerin nazar-ı dikkati şu mahreçlere çevriliyor; seslerin icadı üzerine tefekkür etmemiz ve bu hadiseyi hayret ve ibretle mütalaa etmemiz isteniyor.
Şunu da tavsiye ediyorum: Konuştuğumuzda seslerin nasıl çıktığı üzerine çok makaleler yazılmış. Bu makaleleri okuyalım ve kudret-i İlahiyenin nihayetsizliği karşısında hayret ve muhabbet secdesine gidelim.
Üstadımız üçüncü mebhası şöyle tamamlıyor:
Ey zihnini belagatın boyasıyla boyayan arkadaş! Bu letaifi sıkacak olursan هٰذَا كَلَامُ اللّٰهِ içinden çıkacaktır. (İşârâtü’l-İ’caz)
Mana açık olduğundan izahına gerek duymuyoruz.
Metni bir daha okuyalım:
5. الٓمٓ taktîiyle, bütün harflerin esas mahreçleri olan “halk, vasat, şefe” mahreçlerine işarettir.
Ve zihinlerin nazar-ı dikkatini şu mahreçlere çeviriyor ki zihinler, gerek bu üç mahreçte, gerek bunlara bağlı küçük küçük mahreçlerde lafızların ve harflerin nasıl vücuda geldiklerini hayret ve ibretle mütalaa etsinler.
Ey zihnini belagatın boyasıyla boyayan arkadaş! Bu letaifi sıkacak olursan هٰذَا كَلَامُ اللّٰهِ içinden çıkacaktır. (İşârâtü’l-İ’caz)
Yazar: Sinan Yılmaz