8. Kişi kalbinden geçen şeylerden mesul müdür?
Bir kişi mesela zina yapmaya karar verse ve sonra vazgeçse, bu kişi zina günahını kazanmaz ve zina yapmış gibi cezalandırılmaz. Bunda ittifak vardır. İhtilaflı olan mesele şudur:
— Acaba bu kişi niyetinden dolayı ve zinayı kalbinden geçirdiği için bir günah kazanır mı?
Âlimler bu hususta ihtilaf etmişlerdir. Bu husustaki görüşlerin bir kısmı şöyledir:
1. Bir kısım âlime göre, -amele dökülmedikçe- kişi kalbinden geçenler sebebiyle cezalandırılmaz. Bu âlimlerin delili şu hadis-i şeriftir:
Ebû Hüreyre Hazretleri’nden rivayet edilmiştir ki Hazreti Peygamber (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
إنَّ اللَّهَ تَجَاوَزَ لِي عَنْ أُمَّتِي مَا وَسْوَسَتْ بِهِ صُدُورُهَا مَا لَمْ تَعْمَلْ أَوْ تَكَلَّمْ
Allahu Teâlâ benim sebebimle, ümmetimin gönüllerinin vesvese ettiği hatıraları, kul onları işlemediği veya söylemediği müddetçe affetmiştir. (Buhârî, 2528)
Onlar bu hadis-i şerifi delil göstererek şöyle derler: Bu hadis-i şerif, kalpten geçen şeylerin affedildiğini bildirmektedir. Dolayısıyla kişi kalbinden geçirdiği şeyleri söylemedikçe veya amele dökmedikçe bundan mesul değildir.
2. İmam Mâtüridî, İmam Hülvânî ve cumhura (âlimlerin ekserisine) göre ise kişi kalbinden geçirdiği şeylerden mesuldür. Bu âlimler önceki hadis-i şerifi, kalben karar verilmeyen ve kişinin iradesi olmaksızın kalbinden geçenlerle izah etmişlerdir. Bu âlimlere göre, kişi kasten ve iradesiyle kalbinden bir günah veya kötülük geçirirse bundan mesuldür.
Bu âlimlerin delili şu ayet-i kerimedir:
إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ
İman etmiş olanların arasında fuhşun yayılmasını isteyenler için dünyada ve ahirette elim bir azap vardır. (Nur 19)
Bu ayet-i kerimede, Allahu Teâlâ çirkin şeyleri yapanları değil, bunların yayılmasını arzu edenleri tehdit etmiştir. Yayılmayı arzu etmek kalbin işidir. Bu da ispat eder ki kişi kalbinden geçirdiği şeylerden mesuldür.
3. Hazreti Aişe (r.a.) şöyle der: Kişi kalbinden geçirdiği kötülüklerden dolayı mesuldür. Ancak dünyada çektiği sıkıntılar ve dertler, kalbinden geçirdiği kötülüklere kefaret olur. Bunun cezası ahirete kalmaz.
4. İbni Enes (r.a.) da şöyle buyurmuştur: Kişi kalbinden geçirdiklerinden dolayı hesaba çekilecektir. Allahu Teâlâ ona: “Sen kalbinden şu kötülükleri geçirdin.” diye haber verecek ancak kalbinden geçirdiklerinden dolayı ona ceza vermeyecektir. (Tefsir-i Ruhu’l-Furkan, III, 284 vd.)
Böyle ihtilaflı meselelerde en selametli yol, “En doğrusunu Allah bilir.” demek ve işin azametiyle amel etmektir. Bu meseledeki azamet, kalbe hâkim olmak ve kasten günahları düşünmemektir.
Yazar: Sinan Yılmaz