a
Ana SayfaŞefaat33. “Şefaat ya Resulallah!” demek caiz midir?

33. “Şefaat ya Resulallah!” demek caiz midir?

Şefaati kabul eden bazı kimseler -bilhassa Selefî zihniyete mensup olanlar- şöyle diyor:

— Peygamberimizin şefaati haktır. Ancak “Şefaat ya Resulallah!” diyerek şefaati Peygamberimizden istemek şirktir. Şefaat Allah’tan istenmeli ve “Ey Allah’ım, Peygamberimizi hakkımızda şefaatçi kıl.” denmelidir.

Bu sözü söyleyenlere cevabımız şu şekildedir:

İlk önce “Şefaat ya Resulallah!” sözünün manasına bakalım:

“Şefaat ya Resulallah!” demek, “Ey Allah’ın Resulü, benim affım için Allah’a dua et, niyazda bulun.” demektir. Yoksa “Ey Allah’ın Resulü, Allah beni cehenneme attı, gel Allah’ın izni hatta haberi olmadan beni kurtar.” demek değildir.

Maalesef şefaati inkâr edenler bizim şefaate böyle inandığımızı söyleyip bize iftira atıyorlar. Biz şuna inanıyoruz: Allahu Teâlâ bir kimsenin cehennemde kalmasını murad ederse onu cehennemden kurtaracak kimse yoktur. Peygamberimizden şefaat istemek, affımız için Allah’a dua etmesini istemektir. Şefaat istemenin manası budur.

Bu girişten sonra, “Şefaat ya Resulallah!” demek caiz midir değil midir meselesini tahlil edelim. Burada üç mesele vardır:

1. Peygamberimizden şefaat istenir mi?

2. Peygamberimiz vefat etmiş iken kendisine “Ya” diye nida edilir mi?

3. Peygamberimiz ölmüş iken bizim sesimizi duyup bizim için Allah’tan af dileyebilir mi?

Birinci mesele hakkında şöyle deriz: Sahabeler Peygamberimiz (a.s.m.)’dan şefaat talep etmişlerdir. O hâlde Peygamberimizden şefaat istemek caizdir. Çünkü sahabeler caiz olmayan bir şeyi yapmazlardı. Faraza yapsalar da Peygamberimiz (a.s.m.) onları uyarırdı.

Madem sahabeler şefaat talep etmiş ve madem Peygamberimiz (a.s.m.) onları uyarmamış; o hâlde bu meselenin caiz olması gerekir. Bu meselenin delillerini 24. derste işlemiştik. Dileyenler bu dersi okuyabilirler. Konuyu uzatmamak için bu bahisle ilgili delillere girmiyor, makamına havale ediyoruz.

İkinci mesele olan, Peygamberimiz (a.s.m.) vefat etmiş iken kendisine “Ya” diye nida edilir mi konusunda şöyle deriz:

Peygamberimiz (a.s.m.) vefat etmiş de olsa kendisine “Ya” diye nida edilebilir. Delilimiz her namazda okuduğumuz Tahiyyat duasıdır. Tahiyyat duasında şöyle geçer:

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ  Ey Nebi! Selam üzerine olsun!

Bizler günde yirmiden fazla bu cümleyi söylüyor ve Peygamberimize “Ey” diyerek nida ediyoruz. Eğer Peygamberimizin ölümünden sonra kendisine “Ey” denilerek nida etmek şirk olsaydı herhâlde namazda bu şekilde selam vermemiz emredilmezdi. Namaz kılan herkes “Ey Nebi” diyerek selam verdiğine göre, “Ya Resulallah” demek de caiz olmalıdır. Herhâlde bu meselede daha başka delil sunmaya gerek yoktur. Bu sebeple, asıl mesele olan üçüncü meselemize geçelim.

Bir kısım insanlar “Şefaat ya Resulallah!” sözüne karşı çıkarak şöyle diyorlar:

— Allah’ın Resulü ölmüştür. Hadi kabrinin yanında olsanız belki sesinizi işitir. Ama siz burada o başka bir yerde iken sesinizi nasıl işitecek?

Bu soruya cevabımız şudur:

— Allah’ın kudreti işittirmeye kâfi değil midir?

Şu hadis-i şerifleri de meselemize delil yapıyoruz:

Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

— Günlerinizin en üstünü cuma günüdür. O gün bana çok salât ve selam getirin. Çünkü sizin salât ve selamlarınız bana sunulur.

Şöyle sordular:

— Ey Allah’ın Resulü, sen ölüp de senden bir iz kalmadıktan sonra salât ve selamlarımız sana nasıl sunulur?

Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurdu:

— Allah peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi toprağa yasaklamıştır. (Ebû Dâvûd, Salât, 201)

Başka bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur:

— Kabrimi bayram yerine çevirmeyin. Bana salât ve selam edin. Çünkü nerede olsanız salât ve selamınız bana ulaşır. (Ebû Dâvûd, Menâsik, 97)

Yine başka bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:

— Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır. Ümmetimin selâmlarını bana ulaştırırlar. (Nesâî, Sehv, 46; Müstedrek, II, 456, (3576))

Bu hadis-i şerifler, selam ve salavatlarımızın Peygamberimize ulaştırıldığını bildirmektedir. O hâlde “Şefaat ya Resulallah!” sözümüz de Peygamberimize ulaştırılmaktadır.

Ayrıca Peygamberimiz (a.s.m.)’ın, ümmeti için dua ettiğini beyan eden şu hadis-i şerifi de hatırlatmak istiyoruz:

Bekr b. Abdullah’tan rivayet edilen bu hadis-i şerifte Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

— Benim hayatım sizler için hayırlıdır. Siz bize anlatırsınız biz de size anlatırız. Öldüğüm zaman ölümüm de sizler için hayırlıdır. Amelleriniz bana arz olunur. Hayrı görürsem hamd ederim, şerri görürsem sizler için Allah’tan mağfiret dilerim.

Bu hadis-i şerifi İbni Hacer, Heysemî ve İmam Süyûtî gibi muhaddisler nakletmiştir. Hadis-i şerifteki,  وَاِنْ رَأَيْتُ شَرًّا اِسْتَغْفَرْتُ اللَّهَ لَكُمْ  “Eğer şerri görürsem sizler için Allah’tan mağfiret dilerim.” ifadesi, Peygamberlerin ölü de olsalar dua ettiklerine delildir.

Sözün özü: Madem salavat ve selamlarımız Peygamberimize ulaştırılıyor ve madem Peygamberimiz ümmeti için dua ediyor, o hâlde ondan şefaat talep etmek yani affımız için dua etmesini istemek güzeldir. Bu isteği de “Şefaat ya Resulallah!” diyerek yapabiliriz. Sesimizi ona ulaştıracak olan Allah’tır. Bu, Allah’ın kudretine çok kolaydır.

Kardeşlerim, “Şefaat” isimli eserimizin sonuna geldik. Şefaati önce Kur’an’ın ayetleriyle, sonra hadis-i şeriflerle ispat ettik. Sonra da şefaati inkâr edenlerin sözlerine cevap verdik. Bu eserdeki son sözlerimiz şu olsun:

Ya Rabbi! Bizleri Ehl-i sünnet itikadı üzerine yaşat, Ehl-i sünnet itikadı üzerine öldür ve bu itikad üzere dirilt! Bizleri Ehl-i sünnet âlimlerinin yolundan ayırma ve Ehl-i sünnet itikadının muhafızları eyle. Bizi kendine kul, Habibine ümmet eyle. Ve bizleri Peygamberimiz (a.s.m.)’ın şefaatine nail eyle. Âmin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin