26. “Şefaat, Allah’ın razı olma ödülünü kişiye biri eliyle tevdi etmesidir.” sözüne cevap
Şefaati inkâr edenlerin sözlerine cevap vermeye devam ediyoruz. Bu dersimizde şu sözlerine cevap vereceğiz:
Onlardan bazıları diyor ki:
— Şefaat, Allah’ın razı olma ödülünü kişiye biri eliyle tevdi etmesidir. “Ben onu affettim, benim onu affetme beratımı sen ona tevdi et.” demesidir.
Şefaati inkâr eden bu sapkınlar şefaate şimdiye kadar hiç duyulmamış bir tarif getirdi. Onlara göre, şefaat Allah’ın razı olma ödülünü biri eliyle tevdi etmesiymiş; affetme beratını ona vermesiymiş.
Şimdi, bu kişilere şu soruları sormak istiyoruz:
1. Bu tarifi hangi ayete veya hangi hadise dayanarak yaptınız? Bizler şefaatle ilgili bütün ayet ve hadisleri inceledik ancak hiçbirinde böyle bir mana bulamadık. Acaba bizim bilmediğimiz hangi ayet ve hadisten bu manayı çıkardınız?
2. Ya da bu mana bir ayete ve hadise değil de bir âlimin keşfine mi dayanıyor? Öyleyse bu sözü sizden önce söylemiş olan âlimin ismini bize söyleyin veya bu sözün yazılı olduğu muteber bir kitabı gösterin.
3. Eğer elinizde ayet, hadis veya muteber bir kaynak yoksa -ki biz olmadığından eminiz- o hâlde bu söz size ait olmalı. Demek, bugüne kadar kimsenin yapamadığı keşfi siz yaptınız ve şefaatin gerçek manasını siz keşfettiniz. Eğer böyleyse bu keşfe nasıl mazhar olduğunuzu bize anlatır mısınız? Acaba perde açıldı da ahiret âlemlerini mi gördünüz? Ya da bizzat Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ziyaretinize geldi de o mu sizi bunu haber verdi?
4. Şefaat için, “Allah’ın razı olma ödülünü biri eliyle tevdi etmesi, affetme beratını ona vermesidir.” diyorsunuz. Biz de merak edip soruyoruz tabii:
— Bu ödül kupa gibi bir şey mi?
— Ya da plaket gibi bir şey mi?
— Yine bu berat yazılı bir kâğıt mı?
— Yoksa bunlar maddi bir şey olmayıp, aracı olan zat sadece haber mi veriyor?
Yani Allah birine, “Git, şu kulumu affettiğimi söyle.” diyor. O kul da gidip ona, “Allah seni affetmiş, bana haber verdi; sana söylememi istedi.” diyor. Şefaat bu mu?
— Eğer böyleyse, Allah affettiğini kuluna neden kendi söylemiyor da birini vesile yapıyor?
Hani siz vesileye karşısınız ya ondan soruyoruz. Burada bir vesilenin kullanılması nedendir acaba, hikmeti nedir?
Sevgili kardeşlerim, bu kişiler delilsiz, mesnetsiz konuşan; vehimlerinin hükmünü İslam’ın hükmüymüş gibi sunan kişiler! Şefaate şimdiye kadar kimsenin yapmadığı bir tarifi yapıyorlar. Yani tamamen uyduruyorlar.
Böyle imani meselelerde pervasızca uyduran kişilerin hiçbir sözüne itibar edilmez. Sakın siz de etmeyin! Gelin, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okuyun ve onlara tabi olun. Onlara tabi olan zarar etmez!
Yazar: Sinan Yılmaz