a
Ana SayfaŞefaat7. “Onun katında şefaat ancak izin verdiği kimseye fayda verir.” ayetinin izahı

7. “Onun katında şefaat ancak izin verdiği kimseye fayda verir.” ayetinin izahı

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz yedinci delil Sebe suresinin 23. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulmuş:

  وَلاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُ إِلاَّ لِمَنْ أَذِنَ لَهُ

Allah’ın izin verdiği kimse müstesna, onun huzurunda şefaat fayda vermez. (Sebe 23)

Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:

Ayet-i kerimenin başında,  وَلاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُ  “Onun (Allah’ın) katında şefaat fayda vermez.” buyrulmuş. Daha sonra da  إِلاَّ لِمَنْ  “O kimse müstesna” denilerek, şefaatin fayda vermeyeceği hükmünden bir kısım insanlar müstesna kılınmış.

“Allah’ın kendisine izin verdiği müstesna” ayeti iki manaya gelebilir.

1. Şefaati ancak kendisine izin verilenler edebilir.

Bu durumda, ayetin manası şöyle olur:

— Onun katında, kendisine izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.

Bu ihtimale göre, putlardan şefaat uman müşriklere bir reddiye vardır ve onlara şöyle denilmek istenmiştir:

— Şefaati ancak Allah’ın izin verdikleri yapabilir. Allah ise putlara ve taptığınız diğer batıl mabudlara şefaat izni vermemiştir. Dolayısıyla onlardan şefaat beklemeniz beyhudedir.

2. Kendisine izin verilen, şefaat eden değil şefaat edilendir.

Bu durumda, ayetin manası şöyle olur:

— Onun katında, kendisine izin verdiği kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.

Demek, şefaatten faydalanmak da Allah’ın iznine bağlıdır.

Şimdi, iki farklı manayı alt alta görüp farkı daha iyi kavrayalım:

Birinci mana: Kendisine izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.

İkinci mana: Kendisine izin verdiği kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.

Demek, Allah’ın izni olmadan kimse şefaat edemez ve kimseye de şefaat fayda vermez. Şefaat etme hakkı da şefaate nail olma da ancak Allah’ın izniyledir.

Buraya kadar yaptığımız tahlile dayanarak şu sorularımıza cevap vermeye çalışın:

— Kimin şefaati fayda verebilir?

Allah’ın izin verdiği kişinin.

— Peki, kime fayda verebilir?

Allah’ın izin verdiğine.

Bakın, ayet-i kerimenin apaçık beyanıyla, Allah’ın izin verdikleri şefaat edebilecek ve yine izin verilenler bu şefaatten faydalanacaktır.

Şimdi, şefaati inkâr edenlere deriz ki:

Ayet-i kerimede iki manayı da esas aldığımızda, Allah’ın izin verdiği kimselerin şefaatinin fayda vereceği ve yine kendisi için izin verilenlerin bu şefaatten faydalanacağı açıkça beyan buyrulmuştur. Demek, şefaat etmek de şefaatten faydalanmak da haktır ve bunlar Allah’ın iznine bağlıdır.

— Sizler bu ayet-i kerime hakkında ne diyorsunuz?

— Ayet apaçık bir şekilde şefaati Allah’ın iznine bağlarken, sizler nasıl oluyor da bu ayete gözlerinizi kapıyorsunuz?

— Şefaat hak olmasaydı, “Allah’ın izin verdiği kimseler müstesna.” denilerek istisna yapılır mıydı?

— Bu ayetten bir kısım kulların Allah’ın izniyle şefaat edebileceğini ve yine bir kısmın şefaate nail olabileceğini anlamak için allame mi olmak lazım?

Bilmiyorum, aklınız mı yok? Kalbiniz mi ölmüş? İnsafınız mı çürümüş? Yoksa bu dini bozmaya mı çalışıyorsunuz?

Biz size ne diyelim, size nasihat tesir eder mi ki…

Lakin Allah’tan ümit kesilmez. Ben yine de sizler için Rabbimden hidayet diliyorum. Rabbim sizlere hidayet yolunu kolaylaştırsın. Âmin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin