5. “Allah’ın izni olmadan onun katında kim şefaat edebilir?” ayetinin izahı
Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz beşinci delil Bakara suresinin 255. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulmuş:
مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ
Onun (Allah’ın) izniyle olması müstesna, Allah katında kim şefaat edebilir? (Bakara 255)
Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:
Ayetin başı olan, مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ “Onun katında şefaat edecek kimdir?” ifadesi, “Onun katında şefaat edecek hiç kimse yoktur.” manasındadır.
Ayet-i kerimede, “Şefaat edecek hiç kimse yoktur.” denildikten sonra إِلاَّ ile istisna yapılmıştır. Buradaki إِلاَّ istisnasından anlıyoruz ki “Şefaat edecek hiç kimse yoktur.” hükmü kayıt altına alınmaktadır.
Bu kayıt bazı ayetlerde kişilerle ilgili olurken, bu ayette zamanla ilgilidir. إِلاَّ nın devamı olan بِإِذْنِهِ ifadesi bu zaman kaydını açıklamaktadır. Bu kayıt, Allah’ın izninden sonrasının müstesna olduğudur.
Bundan anlaşılıyor ki: Şefaat Allah’ın iznini bağlıdır. Onun izni olursa bir kul başka bir kula şefaat edebilir. İzni olmazsa edemez.
Eğer Allah’ın izni dairesinde şefaat olmasaydı, ayette geçen “Allah’ın izniyle olması müstesna” ifadesi gereksiz olurdu.
— Öyle ya, eğer şefaat yoksa, Allah’ın izniyle olması niçin müstesna kılınsın?
— Şefaat olmasaydı إِلاَّ بِإِذْنِهِ ifadesine gerek olur muydu?
Elbette olmazdı. Eğer şefaati inkâr ederseniz, Kur’an’da gereksiz bir ifadenin bulunduğuna hükmetmek zorunda kalırsınız. Bu da sizi dinden çıkarır.
Sözün özü: “Allah’ın izniyle olması müstesna” ifadesi, Allah’ın izni dairesinde şefaatin hak olduğunu ispat eder.
Şimdi, şefaati inkâr edenlere deriz ki:
— Sizler bu ayet-i kerimeyi okumuyor musunuz?
— Ayet apaçık bir şekilde şefaatin Allah’ın izniyle var olduğunu söylerken, sizler bu ayete nasıl gözlerinizi kapıyorsunuz?
— Ayetteki إِلاَّ بِإِذْنِهِ kaydını görmüyor musunuz? Eğer şefaat yoksa ayetteki إِلاَّ بِإِذْنِهِ ne demek? Buraya bir mana verin de görelim!
إِلاَّ بِإِذْنِهِ demek, “Allah’ın izniyle şefaat edilir.” demektir. Zerre miskal Arapça bilen burayı bu şekilde anlar. Bu durumda, şefaati inkâr etmek ayeti inkâr etmektir. Ayeti inkâr eden de dinden çıkar! İşte şefaati inkâr edenlerin akıbeti…
Yazar: Sinan Yılmaz