a
Ana SayfaŞefaat2. “Onun izni olmadan hiçbir şefaatçi yoktur.” ayetinin izahı

2. “Onun izni olmadan hiçbir şefaatçi yoktur.” ayetinin izahı

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz ikinci delil Yunus suresinin 3. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulmuş:

  مَا مِنْ شَفِيعٍ إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ

O’nun izninden sonrası müstesna, şefaat edecek hiç kimse yoktur. (Yunus 3)

Şöyle de mana verilebilir: Ancak onun izninden sonra şefaat edilebilir. (Yunus 3)

Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:

Ayetin başında,  مَا مِنْ شَفِيعٍ  “Hiçbir şefaatçi yoktur.” denilerek bütün şefaatçilerin şefaati reddedilmiştir. Daha sonra  إِلاَّ  kaydı konulmuştur. Buradaki  إِلاَّ  istisnasından anlıyoruz ki “Hiçbir şefaatçi yoktur.” hükmü kayıt altına alınmaktadır.

Bu kayıt bazı ayetlerde kişilerle ilgili olurken, bu ayette zamanla ilgilidir. إِلاَّ  nın devamı olan  مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  ifadesi bu zaman kaydını açıklamaktadır. Bu kayıt, Allah’ın izninden sonrasının müstesna olduğudur.

Bu durumda ayet-i kerime şu manaya gelmektedir:

— Hiç bir şefaatçi yoktur. Sadece Allah’ın izninden sonra şefaat edecek vardır.

Ya da başka bir ifadeyle:

— Allah’ın izninden önce şefaat edecek hiç kimse yoktur.

Demek, şefaat Allah’ın iznini bağlıdır. Onun izni olursa, bir kul başka bir kula şefaat edebilir. İzni olmazsa edemez. Eğer Allah’ın izni dairesinde şefaat olmasaydı, ayette geçen “Allah’ın izninden sonra olması müstesna” ifadesi gereksiz olurdu. Kur’an’da ise gereksiz hiçbir ifade yoktur.

Sözün özü: “Onun izninden sonra olması müstesna” ifadesi, Allah’ın izni dairesinde şefaatin hak olduğunu ispat etmektedir.

Şimdi, şefaati inkâr edenlere bazı sorular soralım:

Ey şefaati inkâr edenler! Bakın, ayet-i kerimede “Ancak onun izninden sonra şefaat edilebilir.” buyrularak apaçık bir surette şefaatin hak olduğu beyan edilmiştir. Şefaat vardır ve Allah’ın iznine bağlıdır. Ayetin reddettiği şey şefaatin varlığı değildir. Ayetin reddettiği şey Allah’ın izni olmadan şefaat edilebileceğidir. Ayet izinsiz şefaati reddeder ve şefaati Allah’ın iznine bağlar.

Şimdi size soruyoruz:

— Sizler bu ayet-i kerimeyi okumuyor musunuz?

— Eğer okuyorsanız ayeti nasıl izah ediyorsunuz?

— Ayet apaçık bir şekilde “şefaatin Allah’ın izniyle olacağını” söylerken, şefaati nasıl inkâr ediyorsunuz?

— Ayetteki  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  kaydını görmüyor musunuz?

— Eğer şefaat yoksa ayetteki  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  ne demek? Buraya bir mana verin de görelim.

إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  demek, “Allah’ın izninden sonra şefaat edilir.” demektir. Zerre miskal Arapça bilen burayı bu şekilde anlar. Bunu siz de biliyorsunuz lakin amacınız farklı. Amacınız dinin esaslarını bozmak. Allahu Teâlâ sizlerin şerrinden ümmet-i Muhammed’i muhafaza eylesin. Âmin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin