a
Ana SayfaÜçüncü Lem'a10. Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü; baki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz?

10. Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü; baki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz?

Üçüncü Lem’a mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Şu mesele münasebetiyle deriz: Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü; baki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır, Bâki-i Hakiki’nin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâki’ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur. (3. Lem’a)

Ey nefsim! İşte sana fenadan kurtulmanın yolu: Hayatını Bâki-i Hakiki yolunda sarf et. Ona müteveccih ol, Ona kul ol, Onunla ünsiyet bul. Molla Câmi’nin dediğini sen de de:

يَكِى خَواهْ، يَكِى خَوانْ، يَكِى جُوىْ، يَكِى بِينْ، يَكِى دَانْ، يَكِى كُوىْ

“Yani yalnız Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor… Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor… Biri talep et; başkaları layık değiller… Biri gör; başkaları her vakit görünmüyorlar, zeval perdesinde saklanıyorlar… Biri bil; marifetine yardım etmeyen başka bilmekler faidesizdir… Biri söyle; Ona ait olmayan sözler malayani sayılabilir.” (On Yedinci Söz)

Ey nefsim! Sen de böyle de ve dediğinle amel et; yüzünü kesretten vahdete çevir, Bâki-i Hakiki’ye müteveccih ol. Ol ki fenadan kurtulup beka bulasın. Zira Bâki’ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur.

Üstadımız şöyle devam ediyor:

Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır ve madem bu fâni ömrü, baki ömre tebdil eden bir çare var ve manen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek.

İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. “lillah, livechillah, lieclillah” rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları seneler hükmüne geçer. (3. Lem’a)

(Tebdil: Dönüştürme / Sukut: Bozulma / Tevfik-i hareket: Uygun hareket / Lillah: Allah için / Livechillah: Allah namına / Lieclillah: Allah rızası için)

Ey nefsim! Bunlar ne büyük nasihatler… Bunlardan ders almazsan sen daha neyden ders alırsın?

Bak, Üstad Hazretleri diyor ki: Sen gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür istersin ve bekaya âşıksın. Bekaya ulaşmanın ve bu fâni ömrünü bakiye tebdil etmenin bir yolu var. Eğer sen insansan ve insaniyetin sukut etmemişse; akılsız bir divane ya da hayvan değilsen, elbette bu çareyi arayacak ve bu imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edeceksin. Yok, etmiyorsan, sen zaten insan değilsin, artık seninle konuşulmaz.

O çare de şudur: Allah için işle, Allah için görüş, Allah için çalış, Allah’ın rızası dairesinde hareket et… Bunu yaptığında ömrünün dakikaları seneler hükmüne geçer.

Kardeşlerim, kısa bir bölüm okuduk. Ancak bu kısa bölüm üzerinde çok düşünmeli, nefsi hesaba çekmeli ve Allah’a kul olacağımıza dair kendimize bazı sözler vermeliyiz. Benim bugünkü dersim bu. Daha fazla okumayıp gün boyunca bu hakikatler üzerinde tefekkür edeceğim. Nefsimi karşıma alıp onunla konuşacağım; onu iknaya çalışıp tövbeye davet edeceğim. Cenab-ı Hak nefsime bana musahhar etsin; hak yolda onu istihdam etsin.

Metni bir daha okuyalım:

Şu mesele münasebetiyle deriz: Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü; baki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır, Bâki-i Hakiki’nin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâki’ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur.

Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır ve madem bu fâni ömrü, baki ömre tebdil eden bir çare var ve manen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek.

İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. “lillah, livechillah, lieclillah” rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları seneler hükmüne geçer. (3. Lem’a)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin