8. Bir seferde üç talak verilse geçerli olur mu?
Dört mezhebe göre, bir seferde üç talak vermekle üç talak geçerli olur. Bu da iki şekilde olabilir:
1. Üç talakı teker teker verebilir. Yani ” Seni boşadım, boşadım, boşadım.” veya “Boş ol, boş ol, boş ol.” ya da “Boşsun, boşsun, boşsun.” diyebilir. Bu durumda üç talak meydana gelir.
2. Üç talakı birden verebilir. Yani “Seni üç talakla boşadım.” veya “Üç talakla boşsun.” gibi bir söz söyleyebilir. Bu durumda da yine üç talak meydana gelir.
Demek, üç talakı teker teker vermekle üçünü birden vermek arasında hüküm bakımından bir fark yoktur. Sünnet olan boşama, her talakı bir temizlik döneminde vermek ve boşamayı üç ayda tamamlamaktır. Üç talakı peş peşe veya bir seferde vermek mekruh olmakla birlikte, böyle bir talak geçerlidir.
Kişi eşini üç talakla boşadığında “bain-i kübra” meydana gelir. Bu durumda erkeğin karısına dönmesinin tek yolu şudur:
Kadın boşanma iddeti bittikten sonra (boşanma iddeti üç hayız müddetidir) başka bir erkekle evlenir. Zifaf olduktan sonra ikinci kocası kadını boşar ve kadın tekrar boşanma iddeti bekler. Bundan sonra kadın ilk kocasına helal olur. Bu meseleyi “Evlenme” kategorisinde ” Hülle nedir?” başlığında işlemiştik.
Ehl-i sünnetin üç talak hakkındaki hükmü budur. Ancak maalesef bir kısım sözde hocalar, üç talakın tek talak gibi olduğunu söylemekte ve fıkıh bilmeyen avamı aldatmaktadır.
Evvela şunu belirtelim ki: Dört mezhep içinde, üç talakın tek talak gibi olduğunu söyleyen hiçbir âlim yoktur. Bu söz Şia’nın ve İbni Teymiyye ile İbnü’l Kayyım gibi ehl-i bid’anın sözüdür.
Şunu belirtelim ki: Riyad’da toplanan fetva komisyonu bunların görüşünü kabul etmemiş ve bir lafızla verilen üç talakın üç olacağı görüşünü -çoğunluğun tasdikiyle- tercih etmiştir.
Bu makamda meselenin delillerini beyan etmek lazımdır ki mesele vuzuh ile ortaya çıksın:
1. “Talak iki defadır. Bundan sonra ya iyilikle tutmak ya da güzellikle serbest bırakmak vardır.” (Bakara 229) ayet-i kerimesi üç talakın geçerli olacağına delildir. Şöyle ki:
Bu ayet- i kerime -mekruh olmakla beraber- üç talakın bir arada vaki olacağını gösterir. Çünkü “Talak iki defadır.” sözü, tekrar dönme imkânı olması için ayrı ayrı verilmesinin hikmetine dikkat çekmektedir. Kişi bu hikmete aykırı hareket etse ve iki talakı bir arada verse talak vaki olur. Zira ayet-i kerimede aralarında bir fark olduğu beyan edilmemiştir.
Yine sonraki ayette, “Daha sonra o kadın bir başka koca ile evlenmedikçe o kocaya helal olmaz.” sözü iki talaktan sonra üçüncüsünü de verirse kocasına haram olduğuna delalet etmektedir. Ayet-i kerime, bu talakların hepsinin bir temizlik döneminde verilmesiyle bir kaç temizlikte verilmesi arasında fark gözetmemiştir. Bu da bir defada verilen üç talakın geçerli olduğunu ispat etmektedir.
2. Talak suresi 1. ayet-i kerimede, “Onları boşadığınızda iddetleri içinde boşayın.” denildikten sonra, “Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim bu sınırları çiğnerse muhakkak kendine zulmetmiştir.” buyrulmuştur.
Bu ayet-i kerime, bir defada üç talakın vaki olacağına delildir. Şöyle ki:
Ayet-i kerimenin beyanıyla, meşru talak, peşinden iddet gelen talaktır. Eğer kişi talakı, peşinden iddet gelecek şekilde vermezse -yani üç talakı bir defada verirse- Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemiş ve kendine zulmetmiş olur. Bu da üç talakın geçerli olduğunu gösterir. Zira üç talak vaki olmasaydı, bu şekilde boşamakla kişi kendine zulmetmiş olmazdı.
Demek, iddetini düşünerek boşamayan ve üç talakı birden veren kişi kendine zulmetmiştir, ancak talakı geçerlidir.
3. “Boşananların, örfe göre meta hakları vardır.” ayeti ve diğer boşama ile ilgili ayetlerin zahiri, bir talakla üç talak vermek arasında fark olmadığına delalet etmektedir.
4. Buhâri ve Müslim’de Uveymir el-Aclânî’nin Iian (karı ve kocanın karşılıklı lanetleşmesi) kıssası davamızı ispat etmektedir. Bu hadiste şu ifade vardır:
Karı koca lianı bitirdikleri zaman Uveymir, “Ya Resulullah, onun hakkında yalan söyledim.” dedi ve daha Resulullah (a.s.m.) ona emretmeden hanımını üç talakla boşadı. Peygamberimiz (a.s.m.) ise onun bu hareketini reddetmedi. Eğer üç talak vaki olmasaydı reddederdi.
5. Nesâî’de rivayet edilen Mahmud b. Lebîd hadisi yine davamızı ispat eder. Bu hadiste -lianın (karşılıklı lanetleşmenin) dışında- bir defada üç talakın verilmesine Resulullah (a.s.m.)’ın öfkelendiği ve “Ben henüz aranızdan ayrılmadan Allah’ın kitabıyla oynanıyor mu?” dediği rivayet edilmiştir. Resulullah (a.s.m.)’ın öfkelenmesi, bu talakı verenin asi olduğunu göstermekle beraber, üç talakın vaki olduğunu ispat etmektedir.
6. Rukâne b. Abd Yezid hadisi yine davamızı ispat eder. Rukâne, hanımı Süheyme’yi “kesin” sözüyle boşamıştı. Bunu Resulullah (a.s.m.)’a bildirdi ve “Vallahi sadece bir talak vermek istemiştim.” dedi. Resulullah (a.s.m.), “Vallahi sadece bir talak vermek istemiştin, öyle mi?” dedi. Rukâne, “Vallahi sadece bir talak vermek istemiştim.” deyince Resulullah (a.s.m.), hanımını Rukâne’ye geri gönderdi.
Bu hadis, bir lafızla verilen üç talakın üç sayılacağına dair en açık delillerden biridir. Çünkü Rukâne’in “Vallahi sadece bir talak vermek istemiştim.” sözü ve Hz. Peygamberin, “kesin” sözüyle sadece bir talak vermek istediğine dair yemin ettirmesi ispat ediyor ki Rukâne üçe niyet etse idi şüphesiz üç talak vaki olacaktı.
7. Sahabe Efendilerimiz üç talakı üç talak olarak kabul etmişlerdir. Mesela Ebû Dâvud’un İmam Mücahid’den rivayet ettiği şu hadise buna delildir:
İmam Mücahid diyor ki: İbni Abbas’ın yanında idim. Bir adam geldi; hanımını üç talakla boşamıştı. İbni Abbas sustu. Zannettim ki hanımını kocasına geri gönderdi. Sonra şöyle dedi:
— Yaparsınız ahmaklığı, sonra da gelir İbni Abbas İbni Abbas dersiniz. Allah diyor ki: “Kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu gösterir.” Sen Allah’tan korkmamışsın; onun için sana bir çıkış yolu bilmiyorum. Rabbine asi oldun, hanımın senden kesin olarak ayrıldı.
8. İmam Malik’in Muvatta’da rivayet ettiği şu hadise davamıza yine delildir: Birisi İbni Mesud Hazretlerine gelip, “Ben hanımımı sekiz talakla boşadım.” dedi. İbni Mesud Hazretleri ona dedi ki:
— Peki, insanlar bu hususta ne dedi?
Adam şöyle cevap verdi:
— “Hanımın senden ayrılmıştır.” dediler
İbni Mesud, “Aynen dedikleri gibidir.” buyurdu.
9. İbni Ebî Şeybe’nin musannefinde rivayet ettiği şu hadise yine meselemize delildir: Birisi Osman b. Affan’a gelerek, “Ben hanımımı yüz talakla boşadım.” dedi. Hz. Osman, “Üçü onu sana haram kılmıştır, doksan yedi ise zulümdür.” buyurdu.
10. İmam Kurtubî şöyle der: Üç talakın üç sayılmasına dair cumhurun delili çok açıktır. Üç talakla boşanan kadın başka birisiyle evlenmedikçe boşayan kocasına helal olmaz. Ne sözlükte ne de ıstılahi mana bakımından üç talakın ayrı ayrı olmasıyla beraber olması arasında bir fark yoktur.
11. İbni Kudâme şöyle der: Nikâh, peyderpey izalesi sahih olan bir mülk olduğuna göre, bunun -diğer mülkler gibi- topluca izalesi de sahihtir.
12. Selef uleması, bir lafızla söylenen üç talakın üç sayılacağı üzerinde ittifak etmiştir. Ebubekir er-Râzî, el-Bâcî, İbnü’l-Arabi ve İbni Receb bu icmayı nakledenlerdendir.
13. Bu konuyu geniş bir şekilde inceleyen Ömer Nasuhi Bilmen Hazretleri diyor ki: Bir kimse zevcesine, “Sen üç talak boşsun.” dese, bununla üç talak tahakkuk eder. Bu mesele dört mezhep imamına ve diğer pek çok müçtehide göre böyledir. Buna aykırı olan sözler şaz (fıkıh kaideleri dışında), illetli ve itibar edilmeyecek sözler olarak görülmüştür.
14. Yine Osmanlı Devletinin son devresinde yetişen büyük allamelerden Muhammed Zahid el-Kevserî bu konuda “el-İşfak alâ Ahkâmi’l-Talak” adıyla bir eser yazmış ve meseleyi delilleriyle ispat etmiştir.
15. İbnu’l Humam’ın Fethu’l-Kadîr’inde de (III, 35) mesele bu şekilde izah edilmiştir.
Meselenin daha derin tahkiki için kaynaklara müracaat edilebilir.
Son olarak, yanlış fetva veren hocalara deriz ki: Dini, insanların arzu ve heveslerine uydurmaya değil, insanları dinin hükümlerine uydurmaya çalışmalı ve bu yolda gayret göstermeliyiz. Aksi takdirde yarın hesap günü Allahu Teâlâ, “Kimi hoşnut etmek istediysen, git sevabını ondan al.” der. Bilmem böyle derse hâlimiz nice olur?
(Vehbe Zuhaylî, IX, 321 vd.)
Yazar: Sinan Yılmaz