3. De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun. (Âl-i İmran 31)
Hadis inkârcıları, “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyorlar. Biz de onlara diyoruz ki: Madem siz Kur’an’a uyuyorsunuz, o hâlde şu ayete dikkat edin:
قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ
De ki: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız o hâlde bana tabi olun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı affetsin. (Âl-i İmran 31)
Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:
Ayetin başında şöyle buyrulmuş: اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ Eğer siz Allah’ı seviyorsanız…
Bu beyanla, Allah’ı sevme iddiasında bulunanlar sevgilerini ispata davet edilmiş.
— Peki, nasıl ispat edecekler?
— Allah’ı sevmenin alameti nedir?
— Allah’ı sevenler ne yapar?
Ayetin devamı sorumuza cevap veriyor: فَاتَّبِعُونِي Bana tabi olun.
Bu ifadeyle, Allah’ı sevmenin alameti beyan edilmiş. Allah’ı sevmenin alameti Peygamberimize tabi olmaktır!
Ayetin açık beyanıyla: Kim Peygamberimize tabi olursa Allah’ı seviyordur. Kim de tabi olmaz ve sünnetini inkâr ederse o da Allah’ı sevmiyordur.
Her şeyin bir alameti olduğu gibi, Allah’ı sevmenin de bir alameti var. Bu alamet de Peygamberimiz (a.s.m.)’a tabi olmaktır.
— Peki, Peygamberimiz (a.s.m.)’a tabi olursak ne kazanırız?
Ayet diyor ki: يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ -Eğer Allah’ın resulüne tabi olursanız- Allah da sizi sever ve günahlarınızı affeder.
O hâlde Peygamberimize tabi olmak Allah’ı sevmenin alameti olduğu gibi, Allah tarafından sevilmenin ve Allah’ın affına mazhar olmanın da vesilesidir.
Bu izahtan sonra, şimdi hadis inkârcılarına bir çift sözümüz var:
Ey hadis inkârcıları! Sizler diyorsunuz ki: “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.”
— Peki, Âl-i İmran suresinin 31. ayetini hiç okumuyor musunuz?
— Bu ayetin emriyle niçin amel etmiyorsunuz?
Ayet-i kerime diyor ki: Allah’ı seviyorsanız Allah’ın peygamberine tabi olun!
Siz ise diyorsunuz ki: Biz Peygambere tabi olmayız; hadislerini kabul etmeyiz; sünnetine uymayız…
Bakın, Kur’an size, “Allah’ı seviyorsanız Kur’an’a tabi olun.” demiyor; “Resulullah’a tabi olun.” diyor. Çünkü İslam sadece Kur’an’dan ibaret değildir. Peygamberimiz (a.s.m.)’ın sünneti de dinin bir kaynağıdır ve bu sünnete tabi olmak Kur’an’ın emridir.
Ey hadis inkârcıları! Vallahi siz Allah’ı sevmiyorsunuz! Çünkü Kur’an diyor ki: “Eğer sevseydiniz Allah’ın Resulüne tabi olurdunuz.” Madem siz sünnete ve hadislere tabi olmuyorsunuz, o hâlde Kur’an’ın açık beyanıyla, Allah’ı sevmiyorsunuz.
Vallahi Allah da sizi sevmiyor! Çünkü Allahu Teâlâ -ayet-i kerimenin açık beyanıyla- sevgisini Resulüne tabi olma şartına bağlamış. Siz bu şartı yerine getirmiyorsunuz ki Allah sizi sevsin!
Şundan da korkun ki: Allahu Teâlâ affını da bu şarta bağlamış; Resulullah (a.s.m.)’a tabi olmaya…
Artık bundan korkmayana daha ne denir? Cevabı siz verin!
Yazar: Sinan Yılmaz