13. Biz sana Kur’an’ı indirdik ki insanlara açıklayasın! (Nahl 44)
Hadis inkârcıları diyor ki: Biz hadislere değil, Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.
Biz de onlara diyoruz ki: Madem siz Kur’an’a uyduğunuzu iddia ediyorsunuz, o hâlde Nahl suresi 44. ayetin hükmüne de uymalısınız. Bu ayette Rabbimiz şöyle buyurmuş:
وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ
Biz Kur’an’ı sana, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın diye indirdik. (Nahl 44)
Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:
Ayetin başında şöyle buyrulmuş: وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ Biz sana zikri indirdik.
Ayetteki zikir “Kur’an” demektir. “Zikr” Kur’an’ın bir ismidir.
Ayetin devamında, Kur’an’ın Peygamberimize indirilmesindeki bir hikmet beyan ediliyor. Bu hikmet aynı zamanda Peygamberimiz (a.s.m.)’ın bir vazifesidir. Bu vazife şudur:
لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ İnsanlara indirileni onlara açıklaman için… Yani vazife Kur’an’ı izah etmek, ayetlerini açıklamak ve marziyat-ı İlahiyeyi beyan etmektir!
Bakın, ayet-i kerime şöyle demiyor:
— Biz Kur’an’ı indirdik; insanlar nasıl isterse öyle anlasın.
Ayet böyle demiyor; şöyle diyor:
— Ey yüce nebi! Kur’an’ı sen açıklayacaksın. Ayetleri açıklama vazifesi senindir. İnsanlar da senin açıklamana göre ayetleri anlayacaklar. Yoksa ayetlere kafalarına göre mana vermeyecekler. Senin izahını esas yapacaklar.
İşte ayet-i kerime, genişletilmiş manasıyla böyle diyor.
Bu beyanlardan sonra, şimdi hadis inkârcılarına deriz ki:
Ey hadis inkârcıları! Siz, “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyorsunuz.
— Peki, Nahl suresinin 44. ayetini hiç okumuyor musunuz?
— Bu ayetin hükmüyle niçin amel etmiyorsunuz?
Ayet-i kerime, Kur’an’ı açıklama vazifesini Peygamberimiz (a.s.m.)’a vermiş ve bu vazifeyle Peygamberimizi vazifedar etmiş. Siz ise Kur’an’ın tefsiri mahiyetindeki hadisleri inkâr ediyorsunuz. Bu inkârınızla da Peygamberimizi Kur’an’ı açıklama vazifesinden azlediyorsunuz.
Kur’an, “Ey Peygamber, Kur’an’ı insanlara açıkla. Vazifen budur.” derken; siz, “Yok, açıklayamaz; ben dilediğim gibi anlarım. Peygamberin açıklamalarını kabul etmem.” diyorsunuz.
— Şimdi siz Kur’an’a mı uyuyorsunuz?
— Bu hâliniz Kur’an’a uymak mıdır?
Eğer biraz aklınız varsa Kur’an’dan fersah fersah uzak olduğunuzu anlarsınız. Allah size hidayet etsin; imamlarınızın şerrinden de ümmet-i Muhammed’i muhafaza etsin. Âmin
Yazar: Sinan Yılmaz