14. Mescid-i Aksa’yı kıble edinme emri Kur’an’da var mı?
Bu dersimizde hadis inkârcılarına bir soru soracağız. Sorumuza geçmeden önce bir mukaddime yapalım:
Peygamberimiz (a.s.m.) Medine’ye hicret ettikten sonra yaklaşık 17-18 ay Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılmıştı. Ancak kıblenin Kâbe’ye döndürülmesini çok arzu ediyordu.
– Çünkü Kâbe Hazreti İbrahim’in kıblesiydi.
– Yine Kâbe Arapların iftihar vesilesiydi.
– Kâbe’ye dönmek Arapları imana davet hususunda daha teşvik ediciydi.
– Hem Kâbe’ye dönmekte Yahudilere muhalefet etmek vardı.
İşte bu gibi sebeplerden dolayı Peygamberimiz (a.s.m.) Kâbe’ye dönmeyi çok arzu ediyordu.
Hazreti Bera (r.a.) bu hususta şöyle der:
— Biz Resulullah (a.s.m.) ile birlikte 18 ay kadar Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kıldık. Namaz bitince çoğu kez Resulullah (a.s.m.) semaya bakar ve Cebrail’in getireceği vahyi beklerdi.
İşte Peygamberimiz (a.s.m.)’ın bu hâli üzerine Bakara suresindeki şu ayet-i kerime nazil oldu:
قَدْ نَرَى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَاء فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَاهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
Şüphesiz senin yüzünün semaya çevrilmesini görüyoruz. Elbette seni razı olacağın bir kıbleye döndüreceğiz. Artık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Bakara 144)
Bu ayet-i kerimi nazil olunca Peygamberimiz (a.s.m.) Kâbe’yi kıble yaptı.
Şimdi, bu hadisenin meselemize bakan cihetini tahlil edelim:
Peygamberimiz (a.s.m.) namazda Kâbe’ye dönmek istiyor. O kadar istiyor ki her namazdan sonra yüzünü semaya çevirip vahyin gelmesini bekliyor. Ve bu hâl 18 ay devam ediyor.
Bundan şu netice çıkmaz mı: Peygamberimiz (a.s.m.) Mescid-i Aksa’yı kendi tercihiyle kıble yapmadı. Eğer kendi tercihiyle kıble yapsaydı, yüzünü semaya çevirip vahyin gelmesini 18 ay beklemez; kendi tercihiyle Kâbe’ye dönerdi. Ama Kâbe’ye dönemiyor, Kâbe’yi kıble yapamıyor ve vahiy bekliyor…
Demek, Peygamberimiz (a.s.m.)’a Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılmasını Allah emretti. Peygamberimiz de bu emir üzerine Mescid-i Aksa’yı kıble edindi.
Bu tahlilden sonra, şimdi hadis inkârcılarına sorumuz şu:
— Kur’an’da, “Namaz kılarken Mescid-i Aksa’ya dönün.” diye bir ayet var mı?
Kur’an’da böyle bir ayet yok! Bundan da anlaşılır ki: Vahiy sadece Kur’an değildir! Peygamberimiz (a.s.m.)’a Kur’an’dan başka bir vahiy daha gelmiştir. Bu vahye “vahy-i gayr-i metluv” denir.
Vahy-i gayr-i metluv: Peygamberimiz (a.s.m.)’ın Kur’an dışında aldığı vahiydir.
Şu noktayı bir daha tekrar etmek istiyorum: Peygamberimiz (a.s.m.)’a Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılmasının emredilmesi ve bu emrin Kur’an’da olmaması vahy-i gayr-i metluvun varlığını ispat eder.
Bu beyanlardan sonra, şimdi hadis inkârcılarına deriz ki:
Ey hadis inkârcıları! Sizler diyorsunuz ki: Biz Kur’an’a tabiyiz. Kur’an’dan başka bir şeyle amel etmeyiz.
— Peki, vahy-i gayr-i metluvu ne yapacaksınız?
Yaptığımız tahlille anladınız ki her şey Kur’an’da geçmiyor; Kur’an dışında Peygamberimize yapılan bir vahiy var. Siz hadisleri inkâr ettiğinizde bu vahyi de inkâr etmiş oluyorsunuz. Bu inkârınızla da dinden çıkıyorsunuz.
Hadi gelin, aklınızı başınıza alın ve bu hâlinizden tövbe edin!
Yazar: Sinan Yılmaz