a
Ana SayfaHadis Savunması1. Hadisleri niçin inkâr ediyorlar?

1. Hadisleri niçin inkâr ediyorlar?

— Bir insan hadisleri niçin inkâr eder?

— Haşa! Sahabeler yalan mı söyledi? Peygamberimiz (a.s.m.)’a iftira mı attı?

— İmam Buharî’den İmam Müslim’e, İbni Mâce’den Ahmed İbni Hanbel’e kadar, bütün hadis hafızları da bu yalanları toplayıp kitaplarında cem mi etti?

— Bu kişilerin hadislerle ne alıp veremediği var? Hadisleri niçin inkâr ediyorlar?

Önce hastalığın sebebini teşhis edelim:

Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu hastalığın sebebini çok güzel tespit etmiş. Üstad Hazretlerinin tespitini özetle nakledelim:

Bu kişiler ilk önce müçtehidlere karşı üstünlük iddia ederler. Bunun sebebi şudur:

Bunlar günahlara öyle dalmışlar ki günahlardan kurtulamıyor ve farzları eda edemiyorlar. Bir bahane bulmak için diyorlar ki:

— Şu mesele içtihattır. Mezhepler arasında ihtilaf vardır. Bu hükme uymak gerekmez. Hem onlar da bizim gibi insandır; biz de onlar gibi içtihat yapabiliriz…

İşte böyle diyerek müçtehid imamlara karşı üstünlük iddia ediyorlar ve mezhebin halkasından çıkıyorlar.

Demek, mezhepleri inkâr etmenin temel sebebi: İslami hükümlerin zor gelmesi sebebiyle, nefislerine uygun bir İslam’ı ortaya çıkarma arzusudur. İçinde beş vakit namazın, zekâtın ve tesettür gibi emirlerin olmadığı; günahların helal olduğu bir dini çıkarma arzusu…

Ancak iş bununla bitmiyor. Çünkü mezhep imamlarının omzunda olan yalnız dinin nazariyat kısmıdır; farzlar ve haramlar değildir. Farzlar ve haramlarda içtihad yoktur. Hadis inkârcıları ise farzlar terk etmek ve haramları işlemek istemektedir. Bu sebeple, dinin farzlarını değiştirmek için hadislerin ravileri olan sahabelere ilişiyorlar ve onların naklettiği hadisleri inkâr etmeye başlıyorlar.

İşte hadisleri inkârlarının sebebi budur. O hâlde mezhepsizlikle tamamlanan basamakları şöylece maddeleyebiliriz:

1. Bunlar günahları işliyor ve günaha mâni olan farzları eda edemiyor.

2. İstiyorlar ki işledikleri günahlar helal olsun ve eda edemedikleri farzlar da farz olmasın.

3. Bu arzularının sevkiyle müçtehid imamlara ilişiyorlar. “Onlar da bizim gibi insandır. Biz de onlar gibi içtihat yapabiliriz.” diyorlar ve nefislerine uygun içtihat yapıyorlar.

4. Ama bakıyorlar ki iş müçtehidleri inkâr etmekle bitmiyor. Zira dinin farzlarında içtihat yapılmamış ve yapılamıyor. Hâlbuki bu kişiler dinin farzlarını da terk etmek istiyor. Bu sebeple de gözlerini bir üste dikiyorlar; hadislerin ravileri olan sahabeye ilişiyorlar. Onları -haşa- yalancılıkla itham edip hadisleri inkâr ediyorlar.

5. Ancak iş bununla da bitmiyor. Çünkü bazı farzlar hakkında çok açık Kur’an ayetleri mevcut. İşte bu sefer de gözlerini Kur’an’a dikiyorlar; ayetleri diledikleri gibi tevil edip nefislerine uygun hükümler çıkarıyorlar.

İşte hadis inkârcılığının sebebi budur! Bu tahlille anladık ki: Hadis inkârcılığı ilimden değil, nefisperestlikten gelir. Allah bunların şerrinden ümmet-i Muhammed’i (a.s.m.) muhafaza eylesin. Âmin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin