9. Birisi geldiğinde ayağa kalkmanın hükmü nedir?
Ebu Velid İbni Rüşd şöyle der: Ayağa kalkmanın hükmü dört türlü olabilir.
1. Haram olan kalkma: Kibirlenenler ve gururlananlar için ayağa kalkmak haramdır.
2. Mekruh olan kalkma: Kibirlenmeyen ve gururlanmayan ancak kendisi için ayağa kalkıldığında böyle bir mana kalbine gelebilecek olanlar için ayağa kalkmak mekruhtur.
3. Caiz olan kalkma: Kibir ve gururdan çok uzak olanlar için ayağa kalkmak caizdir.
4. Müstehap olan kalkma: Yolculuktan gelene yer vermek, musibete uğrayanı teselli etmek, nimete uğrayanı tebrik etmek gibi durumlarda ayağa kalkmak müstehaptır.
İmam Beyhaki’nin naklettiği bir hadis-i şerifte Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
— Kim bir zengine eğilir, onu yücelttiği ve elindekilere göz diktiği için kendini küçültürse, şahsiyetinin üçte ikisi ve dininin yarısı gider. (Beyhakî, es-Sünen el-Kübra; Alâuddin Âbidin, el-Hediyye’l-Alâiyye, 249)
Künye adlı kitapta şöyle denilir: Mescitte oturanın ve Kur’an okuyanın, yanlarına giren bir kimse için, eğer kalkılmaya layık birisi ise saygı için kalkması mekruh olmaz.
İmam Tahâvî de şöyle der: Ayağa kalkmanın kendisi mekruh değildir. Mekruh olan, ayağa kalkılmasından hoşlanmak ve kalkılmayacaklar için kalkmaktır.
(Aynî, Umdetü’l-Kârî, XX, 252; en-Nemenkânî, el-Fethu’r-Rahmanî, II, 256-257)
Yazar: Sinan Yılmaz