1. Sigorta caiz midir?
Mekke-i Mükerreme’de Abdullah b. Humeyd’in başkanlığında toplanan fıkıh heyeti, sigorta meselesini inceden inceye tetkik etmişler ve sigortanın haram olduğunu ittifakla beyan etmişlerdir. Verilen kararın özeti şu şekildedir:
1. Sigorta akdi gararı (aldanmayı) tazammun eder. Çünkü sigortalı ne kadar alacağını bilmiyor. Belki bir iki taksit ödedikten sonra bir afet gelir ve bunun üzerine sigortalı malın bütün bedelini sigorta şirketinden alır. Belki de bütün taksitleri yatırdığı hâlde malı afetten mahfuz kaldığı için hiçbir şey alamaz.
2. Sigorta kumarın bir çeşididir. Çünkü sigorta şirketi mal helak olursa bedelini vermekte ya da sigorta olan şey musibete uğramadığı için bedelsiz olarak taksitleri almış olmaktadır. Yani sigorta, kaza olduğunda sigortalayanın, olmadığında ise sigorta sahibinin kazandığı bir kumardır.
3. Sigorta ribe’l-fadl ve ribe’n-nesîeyi tazammun etmektedir. (Bu faiz türleri “Akitler” bölümünde izah edilmiştir.) Çünkü sigorta, iştirakçiye aldığından fazlasını verdiğinde ribe’l-fadl, bir müddet sonra verdiğinde de ribe’n-nesîe meydana gelir.
4. Sigorta muamelesinde bedelsiz olarak başkasının malını yemek vardır. Bu da “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yere yemeyin.” (Nisa 29) ayetindeki yasağın şümulüne girer.
Bununla birlikte, yardımlaşma esasına dayalı sigorta şirketi kurmak ve böyle bir sigortadan istifade etmek caizdir. Bu sigorta sırf üyelere yardım sağlamak amacıyla ve karşılıklı yardımlaşma esasına dayalı olarak havuz sistemiyle kurulmalıdır. Mekke-i Mükerreme’de adı geçen fıkıh kurulu buna cevaz vermiştir.
(Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, II, 27-31)
Yazar: Sinan Yılmaz