10. Beşinci hasaret: Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için…
Altıncı Söz’ün mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:
Beşinci hasaret: Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen akıl, kalp, göz ve dil gibi güzel hediye-i Rahmaniyeyi, cehennem kapılarını sana açacak çirkin bir surete çevirmektir. (6. Söz)
İnsan günahları sebebiyle cehenneme girecektir. Günahları da akıl, kalp, göz ve dil gibi aza ve duygularla işlemektedir. O hâlde bu aza ve duygular, cehennemin kapılarını kişiye açacak birer anahtar hükmüne geçmektedir. Yani kim cehenneme girecekse, bu aza ve duyguların işlemiş olduğu günahlar yüzünden girecektir. Demek bu aza ve duygular, kişiyi cehenneme sokan vesilelerdir. Bu cihetle, günah işleyen aza ve duygulara “cehennem kapılarının anahtarları” denmesi tam yerinde bir ifadedir.
Üstadımızın mezkûr beyanı hakkında daha derinlemesine bir mütalaayı şöyle yapabiliriz:
Ebu’s-Suud Hazretleri, insanın azaları ile cehennemin kapıları arasında bir ilişki kurmuştur. Bu ilişkiyi, Üstadımızın mezkûr sözünü izah sadedinde nakletmeyi faydalı görüyoruz. Ebu’s-Suud Hazretleri şöyle diyor:
“Bilindiği gibi cennetin sekiz kapısı, cehennemin ise yedi kapısı vardır. Cehennem kapılarının yedi olması ile cennet kapılarının sekiz olması arasında apaçık bir ilişki vardır ki bu ilişki mükellef organlarla ilgilidir. Şöyle ki:
İnsanın mükellef uzuvları sekiz tanedir: Kalp, dil, kulak, göz, el, ayak, ağız ve cinsel organ. Bunların yedisi açık, birisi ise gizlidir ki o da kalptir. Eğer kalp kapısı Cenab-ı Hakk’a karşı açık olursa, bu sekiz organın her biri Allah’ın emri üzere hareket eder ve cennete birer giriş kapısı mahiyetini alır. Bu şekilde cennete sekiz kapıdan girilir.
Eğer içte ruh körlenmiş ve kalp kapısı Allah’a karşı kapanmış ise dıştaki yedi organın her biri Allah’a karşı isyan eder ve bu surette cehenneme açılmış birer giriş kapısı şeklini alır. Ancak imanın ve marifetin mahalli olan kalp kapısının cehenneme açılma ihtimali yoktur. Bu kapı ya cennete açılır ya da sürgülü ve kapalıdır, cehenneme açılmaz.
İşte cennet kapılarının sekiz olduğu hâlde, cehennem kapılarının yedi olması bu hikmetten dolayıdır.”
Yine denilmiştir ki: Cehennemin yedi kapı ile sınırlandırılması, helak eden şeylerin sebebinin beş duyu organı ile birlikte şehvet ve öfke kuvvetleri olmasındandır.
Sözün özü: Birinci izaha göre, dil, kulak, göz, el, ayak, ağız ve cinsel organ; ikinci izaha göre ise beş duyu organı ile birlikte şehvet ve öfke -eğer Allah’a satılmayıp nefis hesabına kullanılırsa- cehennemin kapılarına birer anahtar olur ve sahibine cehennemin kapısını açarak onu içeriye buyur eder.
Cennetin kapılarını açmak için kendilerine verilen Rahmanî hediyeleri, cehennemin kapılarına anahtar yapanlara veyl olsun!
Yazar: Sinan Yılmaz