3. (Bismillah) bütün mevcudatın lisan-ı hâliyle vird-i zebanıdır.
1. Söz’ün mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:
(Bismillah) bütün mevcudatın lisan-ı hâliyle vird-i zebanıdır. (1. Söz)
(Vird-i zeban: Dildeki tespih, sık sık tekrar edilen dua ve devam edilen zikir.)
Lisan-ı hâl: Hâl lisanı demektir. Lisan, hâl ve kâl olmak üzere ikiye ayrılır. Kâl lisanı dil lisanı demektir. Hâl lisanı ise beden ve vücut lisanı demektir.
– Mesela bir çiftçinin tarlayı kazması hâl lisanı ile ekini istemektir.
– Bir öğrencinin dersine çalışması hâl lisanı ile ilim istemektir.
– Bir hastanın doktora gitmesi hâl lisanı ile şifa istemektir.
Bütün bunlar hâl lisanı ile bir konuşma olup, mahlukatın da böyle bir konuşması vardır. Mahlukat da lisan-ı hâlleriyle çok şeyler söyler. Bunlardan birisi de “Bismillah” demeleridir. Üstadımız bütün mevcudatın lisan-ı hâlleri ile Bismillah dediklerini ve bunu vird-i zeban ettiklerini söylemektedir.
Besmele’nin manasını izah ettiğimizde mahlukatın nasıl Bismillah dediği daha iyi anlaşılacaktır:
بِسْمِ اللهِ “Allah’ın ismiyle” demektir. Peki, “Allah’ın ismiyle” olan şey nedir?
بِسْمِ lafzındaki بِ harf-i cerdir. Kendinden sonra gelen اسْمِ lafzı ise isimdir. Harf-i cerin vazifesi fiilin manasını isme taşımaktır. Yani bir harf-i cer varsa, bir isim bir de fiil olmalıdır. Burada ise fiil terk edilmiştir. Fiilin terki, mukadder çok fiillere yer açmak içindir. Mesela:
– أَبْدَأُ بِسْمِ اللهِ “Allah’ın ismiyle başlarım.” olabilir.
– أَسْتَعِينُ بِسْمِ اللهِ “Allah’ın ismiyle yardım dilerim.” olabilir.
– أَفْعَلُ بِسْمِ اللهِ “Allah’ın ismiyle yaparım.” olabilir.
Daha başka şeyler de olabilir. Konumuza bakan en uygun takdir أَفْعَلُ بِسْمِ اللهِ “Allah’ın ismiyle -yani O’nun kudret ve kuvvetiyle- yaparım.” takdiridir.
Her bir mahluk kendi kuvvet ve kudretinin çok üstünde işler yapması cihetiyle بِسْمِ اللهِ der. Yani der ki: Bu işi yapan ben değilim. Ben Allah’ın emriyle hareket ediyorum. O’nun kudret ve kuvvetine dayanıyorum. Bütün bu işler Allah’ın kudretiyle oluyor. Ben sadece o kudretin bir perdesiyim…
Sözün özü: Bismillah’ın manası mahlukatın aczini ve cehlini itiraf edip, kendilerini hakiki faillikten azletmeleridir. Her bir mahluk, kendindeki acz-i mutlakın ve cehl-i mutlakın lisan-ı hâliyle Bismillah der.
Bu dersten ödevimiz şu olsun:
Başımızı kaldırıp âleme bakalım. Sebep ile netice arasındaki dengesizliği gördüğümüzde, sebebin lisan-ı hâliyle Bismillah dediğini işitelim ve o sözü biz de lisan-ı kâlimizle tekrar edelim.
– Mesela bala bakalım. Bal arısının lisan-ı hâl ile Bismillah dediğini -yani bu balı ben yapmadım, ben ancak Allah’ın emrinde çalışan vazifedar bir memurum dediğini- duyalım ve biz de Bismillah diyelim.
– Tohumdan çıkan çiçeğe bakalım. Tohumun lisan-ı hâl ile Bismillah dediğini -yani bu çiçeği ben yapmadım, ben ancak Allah’ın kudretinin bir perdesiyim dediğini- duyalım ve biz de Bismillah diyelim.
– Buluttan yağan yağmura bakalım. Bulutun lisan-ı hâl ile Bismillah dediğini -yani bu yağmuru ben yapmadım, ben ancak kudret-i İlahiyenin bir perdesiyim dediğini- duyalım ve biz de Bismillah diyelim. Ve hakeza…
Mahlukatın Bismillah’ı nasıl vird-i zeban yaptığı ileride tekrar izah edilecek. Burada bu kadar söz yeterlidir.
Ben de bu makamda Bismillah diyorum. Bismillah diyerek şu manayı kastediyorum: Yazdığımı ben yazmadım, belki bana yazdırıldı. Gönlüme düşen mana da Allah’ın, kalemime akseden ifade de Allah’ın; yazdıran da O, okutan da O, bizi bu hizmette istihdam eden de O.
Bu dersimizde şu cümleyi mütalaa ettik:
(Bismillah) bütün mevcudatın lisan-ı hâliyle vird-i zebanıdır. (1. Söz)
Yazar: Sinan Yılmaz