8. Mirastaki hisse karşılığında sulh yapmak caiz midir?
Mirasçının terekedeki (miras malındaki) hissesi karşılığında sulh yapması caizdir. Böyle bir sulha “muharece” denir.
Muharece: Mirasçılardan herhangi birinin miras malındaki hakkından çıkıp payını almaması ve bunun karşılığında terekeden veya bir başka şeyden bir mal alması suretiyle yapılan bir sulh akdidir.
Terekenin (miras malının) aynî (mallar cinsinden) veya nakdî (altın, gümüş, para) olmasına göre farklı hükümler söz konusudur:
1. Şayet tereke ev, tarla ve mal gibi aynî şeylerden olursa, sulh yapan, hissesine düşen miktardan daha azını bedel olarak alabilir; bu sulh sahihtir. Çünkü bu bir satıştır. Satışta ise mal zararına satılabilir.
2. Şayet tereke altın, gümüş ve para gibi nakit türünden olup alınan bedel tereke malından başka bir cinsten olursa, bedel az da olsa sahih olur. Çünkü altına karşılık gümüşün satılmasında olduğu gibi, cinsler farklı olursa eşitlik aranmaz. Dolayısıyla mirastan hakkına düşen on bin liraya karşılık, beş bin lira kıymetinde elli gram altın alarak sulh yapsa ve terekedeki hakkından vazgeçse bu caiz olur
3. Şayet terekede aynî ve nakdî şeyler karışık olup, çoğunluk nakdî mal ise sulh ile aldığı bedelin, onun miras malındaki nakdî payından fazla olması gerekir. Ta ki onun payı ile misli arasında bir eşitlik olsun, nakitten fazla olan kısım da ticari mallar karşılığında bir satış olsun. Böylelikle de faize düşmek önlenmiş olsun.
Ayrıca altın ve gümüşten payına düşen şeylerde karşılıklı kabz lazımdır. Yoksa ribe’n-nesie meydana gelir.
(Vehbe Zuhaylî, X, 470 vd.)
Yazar: Sinan Yılmaz