4. Lukata alanın elinde telef olsa tazminat gerekir mi?
Lukata: Sahibinin kaybettiği ve başkası tarafından bulunup alınan maldır.
Hanefi mezhebine göre, lukata onu bulanın elinde bir emanettir. Ona herhangi bir tecavüzde bulunmadıkça ve istenmesi hâlinde sahibine teslimi engellemediği sürece tazminatını ödemesi gerekmez. Bu ise lukatayı bulanın, yanında muhafaza etmek ve sahibine geri vermek üzere aldığına şahit tutmasıyla olur. Çünkü şer’an bu şekilde almaya müsaade edilmiştir. Zira Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
— Kim bir lukatayı bulursa adil kimseleri şahit tutsun. (Neylü’l-Evtar, V, 338; Nasbu’r-Râye, III, 466; Sübülü’s-Selam, III, 96)
Eğer şahit tutmayacak olursa -zahire göre- lukatayı kendisi için almış kabul edilir.
Eğer lukatayı alan kişi şahit tutmaz ve onu kaybederse, lukata sahibi de onu tasdik etmezse; yani lukatayı alan, “Ben bunu kendim için değil, sahibi için aldım.” derse, sahibi de yalan söylediğini ileri sürerse, İmam-ı Azam Hazretleri ve İmam Muhammed’e göre, lukatanın tazminatını öder. Çünkü şeriat zahire göre hükmeder. O ise zahirde lukatayı sahibi için değil, kendisi için almıştır. Bu âlimlere göre, lukatayı bulanın şahit tutması vaciptir.
İmam Ebû Yusuf, Maliki, Şafiî ve Hanbelilere göre ise lukata bir emanettir. Şahit tutma şartı yoktur, sadece müstehaptır. Bu sebeple, lukatayı alan kişi şahit tutmasa ve aldığı mal telef olsa onu tazmin etmez.
(Vehbe Zuhaylî, VII, 250 vd.)
Yazar: Sinan Yılmaz