2. Rehin olarak alınan bir malı kullanmak caiz midir?
Âlimlerim ekserisine göre, rehin alan rehinden herhangi bir şekilde yararlanamaz. Sütü sağılan veya binilen hayvandan yararlanmanın cevazına dair nakledilen haberleri, -rehin veren kimse rehine masraf yapmaktan kaçındığı takdirde- rehin alan ona masraf yapacak olursa, ona verdiği yem miktarınca ondan yararlanmanın caiz olduğuna hamletmişlerdir.
Hanefilerin bir kısmına göre, rehin alan kişi, aldığı rehini kullanmak, binmek, içinde oturmak, giymek, kitap ise okumak suretiyle ancak rehin verenin izni ile istifade edebilir. İzni olmadan istifade edemez. Çünkü rehin alan faydalanma hakkına değil, alıkoyma hakkına sahiptir. Ondan izinsiz faydalanacak olur ve kullanma sırasında rehin telef olursa kıymetinin tümünü tazmin eder. Çünkü o, bu durumda gasbeden gibidir.
Bir kısım Hanefilere göre ise izin olsa dahi kullanmak mutlak olarak yasaktır. Çünkü bu bir faizdir. Ya da faiz şüphesi vardır.
Bazı âlimler de şöyle demişler ve iki görüşü cem etmişler: Şayet akit esnasında rehinden istifade etme şartını koşmuşsa bu haramdır. Çünkü bu bir faizdir. Şart koşmak açıkça olabileceği gibi örf yoluyla da olabilir. Eğer akitte bunu şart koşmamışsa kullanmak caiz olur. Çünkü bu, rehin verenini rehin verdiği kişiye yaptığı bir bağıştır.
Buna göre, bir kimse bir miktar borç alsa ve borç verene iki ay kullanmak üzere borcunu ödeyinceye kadar arabasını verse veya oturma maksadı ile evini verse, bu, fasid (sahih olmayan) kiralama hükmündedir. Dolayısıyla rehin olmaz ve kullanıldığı takdirde ecr-i mislinin ödenmesi gerekir.
(Vehbe Zuhaylî, VI, 369, 371)
Yazar: Sinan Yılmaz